Lezbiyenler Her Yerde

Ayşe Toksöz

“Söz konusu olan (lezbiyen) kadınların yokluğu değil, görünmezlikleri!”

Lezbiyenler çok çeşitli grup ve hareketlerin içinde yer aldıkları veya onlarla ittifak kurdukları halde buralarda yine de eşit görünürlüğe sahip olmadıkları, bu hareketler içinde lezbiyenlerin haklarına yeterince önem verilmediği fikriyle yola çıkan ILGA (Uluslararası Gay ve Lezbiyen Birliği), “Lezbiyenler her yerde!” sloganının doğruluğunu bize anımsatan bir broşür yayınladı.

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan broşür, lezbiyenlerin karşılaştığı sorunlara çözüm önerileri sunmak yerine, hareket içinde farklı konumlarda bulunan kadınların deneyimlerine yer veriyor. Broşür, çeşitli ülkelerden ve farklı hareket geleneklerinden kadınların yazıları, konuşma metinleri ve röportajlarının yanı sıra, ünlü teorisyenler ve teoriler hakkında bilgi veren kısa yazılardan oluşuyor.İlk bölümünü kendi tarihçesine ayıran ILGA’nın hikâyesi, broşürün ana fikrini destekler nitelikte: 1978 yılında İngiltere’de çeşitli eşcinsel grupların bir araya gelmesiyle olarak ortaya çıkan IGA’nın (Uluslararası Gay Birliği) ILGA’ya evrilmesi -yani ismine “lezbiyen” kelimesinin eklenmesi- 8 yıl ve bu yıllar boyunca grup içinde süren mücadele sonucu gerçekleşmiş. Bugün ILGA, tüm kıtalardaki 110 ülkeden 670 kurumun üye olduğu bir federasyon ve kendini “Uluslararası Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans ve Ara-cins Birliği” olarak tanımlıyor. ILGA, tüm bu gruplara eşit haklar sağlamak amacıyla lobi faaliyetleri, Birleşmiş Milletler gibi ulusaşırı kurumlara yönelik kampanyalar, yerel gruplarla dayanışma ve destek eylemleri örgütlüyor.Broşürün ikinci bölümü, feminist ve eşcinsel hareket arasındaki bağa ayrılmış. Farklı feminist teori ve hareketler içindeki lezbiyenlerin varlık ve etkinliklerini anlatılıyor. Lezbiyenlerin kendi hakları için varolan feminist hareket(ler) aracılığıyla mı, yoksa kendi kurdukları gruplar içinden mi mücadele etmeleri gerektiği sorusuna belirli bir cevap verme amacı gütmeden; çeşitli -bazen birbiriyle çelişen- deneyimler aktarılıyor.”İttifaklar ve Hareketler” adlı üçüncü bölümde, lezbiyenlerin feminist ve eşcinsel hareketler dışında dayanışma içinde olduğu gruplar ele alınıyor: insan hakları ve barış yanlısı, savaş ve ırkçılık karşıtı, ulusal ve uluslararası aktivizmlerin yanı sıra, queer ve trans hareketle ittifak kuran -ya da içinde yer alan- lezbiyenlerin deneyimlerine yer veriliyor.Broşürün son bölümünde ise, BM içindeki lezbiyen aktivizmi ve lobi faaliyetleri ele alınıyor; görünürlük mücadelesinde edinilen kazanımlar ve bu kazanımlar için BM’nin öneminden dem vuruluyor.

Yorumlara kapalıdır.