Göçmen kadınlar yalnız değildir

gocmenkadinlar22Onlarca kadın örgütünden kadınlar 12 Temmuz Cumartesi günü Beyazıt ve Kumkapı sokaklarında, işyerlerinde, evlerde göçmen kadınların yaşadığı taciz, tecavüz ve emek istismarına karşı eylem yaptı. Beyazıt tramvay durağında yapılan basın açıklamasında özellikle bölgedeki taciz ve tecavüze vurgu yapan kadınlar bir önce göçmen kadınları koruyucu mekanizmaların kurulmasını istedi:

“Her gün Aksaray, Laleli, Beyazıt ve Kumkapı sokaklarında, iş yerlerinde, evlerde göçmen kadınlar tacize, şiddete ve hatta tecavüze uğruyor. Göçmen kadınlar savaştan, erkek şiddetinden kaçarak sığınmak amacıyla ya da ailelerine para gönderebilmek için Türkiye’ye geliyor. Türkiye’nin kısıtlayıcı göç ve çalışma yasalarından dolayı çoğu izinsiz çalışmak zorunda kalıyor. ‘Kaçak’ olarak nitelendirilen ama aslında ‘kağıtsız’ olarak tanımladığımız bu durum çoğu işveren, esnaf ve ev sahibi tarafından suistimal ediliyor. Bütün göçmenleri etkileyen ayrımcı, ırkçı ve insan haklarına aykırı bu uygulamalar kadın göçmenler söz konusu olduğunda ayrıca taciz, tecavüz ve erkek şiddeti ile çok daha vahim bir hal alıyor.

İşverenler yasal boşluklardan yararlanarak göçmenleri daha düşük haftalık ücrete, daha uzun saatlere çalışmaya mahkum ediyor. Ayrıca ücretleri de ödenmiyor. Bu koşullarda göçmenler ailelerine para göndermek bir yana, kendi yaşamsal ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorlar. Alabildikleri ücretin önemli bir kısmı yüksek fiyattan kiralanan yataklara/odalara ve yemek gibi yaşamsal ihtiyaçlara gidiyor. Ev sahiplerinden veya komşuları tarafından şikayet ve evden çıkarma tehditleri ile sürekli taciz edilen göçmen kadınlar, fuhuş çetelerine bile teslim edilebiliyorlar.
İşverenlerin ve esnafın uyguladığı taciz ve tecavüz cezasız kalıyor!
Göçmen kadınların bizimle paylaştıkları deneyimler arasında özellikle işverenlerin ve esnafın tacizi ve tecavüzü önemli bir yer tutuyor. Örneğin Beyazıt’taki küçük atölye sahiplerinin göçmen kadınlara yaygın olarak cinsel taciz ve tecavüz ettiklerini, hatta iş yerlerinde tecavüz için özel olarak oda ayıran patronların olduğunu da biliyoruz. Kamusal alanda yok sayılıp, görmezden gelinen göçmen kadınlar boğaz tokluğuna çalıştırılırken, kağıtsızlıkları ve sınırdışı edilme korkusu nedeniyle uğradıkları şiddeti ve tecavüzü şikâyet bile edemiyorlar. Göçmen kadınların yaygın olarak çalıştığı ve yaşadığı yerlerde taciz ve tecavüzün meşrulaşmasını kınıyoruz!

Göçmen kadınlara yönelik cinsel saldırı ve tecavüze karşı önlem alınsın!
Türk Ceza Kanunu’nda da CEDAW gibi Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelerde de kadına yönelik cinsel taciz ve şiddet bir suçtur. İşçi göçmen kadınların hakları ise yine Türkiye’nin imzaladığı Uluslararası İşçi Örgütü (ILO) Sözleşmesi ile korunur. Göçmen kadınların çalışma ya da oturma izinlerinin olmaması kimseyi bu suçlardan dolayı cezalandırılmaktan muaf tutmaz.

Göçmen kadınlar yalnız değildir!
• Göçmen olsun olmasın biz kadınlar sokakta taciz edilmeden yürüyebileceğimiz ve çalışabileceğimiz şekilde güvenliğin sağlanmasını;
• Taciz ve tecavüz suçu işleyen esnaf ve işverenlerin cezalandırılmasını;
• Hukuki durumlarına bakılmaksızın kadınların maruz kaldıkları şiddet ve tecavüzü çekinmeden şikâyet etmelerini sağlayacak mekanizmaların oluşturulmasını ve her türlü hukuki yardımın sağlanmasını;
• Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmeler ve CEDAW’ın Kadın Göçmen İşçilerle İlgili 26 Sayılı Genel Tavsiye’si doğrultusunda cinsel şiddet gören kadınlara koruma sağlanmasını;
• Göçmen kadınların başvurabilecekleri çok-dilli danışma merkezlerinin kurulmasını;
• İş yerlerinde uğradıkları cinsel taciz ve hatta tecavüz sonucu seks satmaya zorlanan göçmen kadınlar cinsel yolla bulaşan hastalıklar nedeniyle risk altındalar, travma desteği dahil, ücretsiz sağlık hizmeti ve destek alabilecekleri cinsel şiddet kriz merkezleri kurulmasını istiyoruz.

Erkeklerin göçmen kadınlara karşı işledikleri suçları tüm kadınlara karşı işlenmiş sayıyoruz. Bundan sonra göçmen kadınların maruz kaldığı her türlü sömürü ve cinsel şiddetin takipçisi olacağız ve bunu yapan iş yeri sahiplerini teşhir edeceğiz.
Biz kadınlar göçmen kız kardeşlerimizin yanındayız.

Yaşasın kadın dayanışması!

İmzacılar: Sınır Tanımayan Kadınlar, Sosyalist Feminist Kolektif, Demokratik Özgür Kadın Hareketi – DÖKH, Mor Çatı, Gökkuşağı Kadın Derneği, İstanbul Feminist Kolektif, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Kadın Hakları Komisyonu, Kadın Dayanışma Vakfı, Yoğurtçu Kadın Forumu, Eğitim-Sen 3 Nolu Şube Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen LGBT Komisyonu, Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Kadın Komisyonu, Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER), Bağlar Kadın Kooperatifi, Ev İşçileri Dayanışma Sendikası (Evid-Sen), Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Kadın Komisyonu, Yeşil Sol Kadınlar, Yeni Demokrat Kadın, Filmmor, Barış için Kadın Girişimi, Kürtaj Haktır Platformu, Eğitim Sen 6 Nolu Üniversiteler Şube Kadın Komisyonu, Kadın Emeği Kolektifi, İstanbul Tabip Odası Kadın Hekim Komisyonu, Tarlabaşı Toplum Merkezi’nden Kadınlar, Cinsel Şiddete Karşı Kadın Platformu (CSKKP), Muş Kadın Derneği, Adana Kadın Dayanışma ve İlk Adım Merkezi (AKDAM), Ankara Feminist Kolektif, Lambda İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği, İzmir Kadın Dayanışma Derneği, TMMOB’li Kadınlar, Türk Tabipler Birliği Kadın Hekim Kolu, İmece Ev İşçileri Sendikası, İmece Kadın Dayanışma Derneği, Sosyalist Kadın Meclisleri.

Yorumlara kapalıdır.