Tecavüzcüler yine serbest!

kadının beyanı esas

Kadının beyanını hiçe sayan, bizi tecavüze uğradığımızı ispat etmek zorunda bırakan eril hukuk ve erkek mahkemeler, bir kez daha, bu defa Ankara’da, tecavüzcüleri beraat ettirdi. 

Cinsel Şiddete Karşı Kadın Platformu’ndan gelen açıklama: 

 

‘Mahkemelerin kabul ettiği’ delillerin mevcut olduğu davalarda bile tecavüzcüler beraat edebiliyorsa, biz kadınlar tecavüze uğradığımızı nasıl ispatlayacağız?

Ankara Kadın Platformu’nun üyesi olan bir arkadaşımıza 12 Haziran 2008 tarihinde içkisine ilaç katılarak toplu tecavüz edildi. Ertesi gün “içkiye yabancı madde katılması” sebebiyle savcılığa başvuran arkadaşımızın hem saldırganlarla, hem de eril hukuk sistemiyle mücadelesi 5 yıldır sürüyor.

Son olarak 27 Eylül 2012 tarihinde görülen duruşmada; sperm örneği, saldırganlardan birinin cinsel ilişkiye girdiğine dair kabulü, dörtten fazla tanığın, olayın akabinde arkadaşımızın bilinçsiz, konuşamaz ve motor hareketlerini kontrol edemez halde gördüklerine dair yeminli beyanları ve ruh sağlığının bozulduğuna dair birden fazla rapor bulunmasına rağmen, tecavüz sanıklarına beraat kararı çıktığını öğrendik.

5 yıllık dava sürecindeki gelişmeler;

Savcılık, kadının beyanını esas almayarak, kadın içkisine ilaç katıldığını ifade etmesine rağmen suç duyurusunun hemen akabinde deliller henüz karartılmamışken ev araması yapmamış ve delillerin karartılmasına izin vererek görevini ihmal etmiştir.

Mayıs 2009’dan Temmuz 2011’e kadar, yani 2 yılı aşkın bir süre İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan rapor beklenmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu 2 yıl boyunca rapor göndermeyerek görevini zamanında ve eksiksiz yapmamış, yani görevini ihmal etmiştir.

Ankara Adli Tıp Kurumu idrar örneği almayarak ve sadece Ankara Adli Tıp Laboratuarının sistematiğinde bulunan maddeleri araştırıp, Adli Tıp sistematiğinde yer alan maddeleri araştırmayarak görevini ihmal etmiştir. Yalnızca 5 ml kan örneği üzerinde ve yalnızca tek bir yöntem ile araştırma yapılmış ve bu durum İstanbul Adli tıp kurumunun raporunda da “toksikoloji raporunda eksiklik” olarak nitelenmiştir.

İstanbul Adli Tıp Kurumu açık ve seçik bir dille Ankara Adli Tıp Kurumu’nun eksik inceleme ve araştırma yaptığını belirtirken, erkek Mahkeme delil yetersizliğinden sanıkların beraatine karar vermiştir.

Tecavüzcü erkekleri beraat ettirmek için erkek dayanışması ve güçbirliği sergilenmiş, bir tecavüz davası daha, onlarca diğeri gibi “delil yetersizliği” yalanıyla birlikte beraatle sonuçlanmıştır.

Tecavüz davalarında, erkek-egemen zihniyetin çirkin işbirliğine, kadının beyanının esas alınmamasına, artık yeter diyoruz!

Yorumlara kapalıdır.