Posts Tagged ‘erkek adalet’

Cinayete beraat neden “olumlu”?

beraatCemre Baytok

Nafiye Yılmaz kendisine iki yıl boyunca tecavüz eden Ali Kalkan’ı 2011’de öldürdü. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi Ekim 2012’de meşru müdafaa gerekçesiyle Nafiye’nin beraatine oy çokluğuyla karar verdi.

Devamını Oku…

Fethiye Davası kadınların davasıdır

fethiye_17_subat27 Nisan’da yine Fethiye’deyiz!

Feministler yıllardır kadınlara yönelik tecavüz ve cinayet davalarını takip ediyorlar, kadınlara yönelik sistematik şiddete görünürlük kazandırmaya çalışıyorlar. ‘Taciz ve Tecavüze Son İnisiyatifi’ adına katılım çağrısı yapılan  Fethiye’deki toplu tecavüz davası da başından beri kalabalık bir kadın katılımı ile takip ediliyor. İstanbul,  Ankara, İzmir,  Adana,  Muğla ve Antalya’dan feminist aktivist ve avukatlar da her duruşma günü Fethiye Adliyesi’nde oluyoruz.

 

Devamını Oku…

Ayse Yılbaş davası 21 Şubat’ta!

ays%cc%a7e-yilbas%cc%a7Ayse Yılbaş, boşanmak üzereydi; dava uzun sürmüştü… Boşanma avukatlığını, Meriç ve Birsen üstlenmişlerdi. Boşanma sırasında, Katil Hüseyin Özmen, Ayşe’nin 1 yaşından küçük çocuğunu kaçırmış ve Ayşe’ye göstermemişti. Ayşe, çocuğu polis zoruyla ve avukatların çabasıyla geri almıştı. Annesiyle yaşıyordu; Cerrahpaşa Tıp’ta Stajyer öğrenciydi.

 

Hüseyin Özmen astsubaydı. Bölge’de görev yapmıştı uzun yıllar. Ayşe’yi öldürdükten sonra soğukkanlı olmasını açıklamak için Özmen’in kadın avukatı, “müvekkilim yıllarca güneydoğu’da görev yaptı, ölülere alışkın” demişti. Devamını Oku…

Erkek egemenliğine ve erkek yargıya itiraz eden kadınlar yargılanıyor.

Kadına  yönelik erkek şiddeti azalmadan sürüyor, her gün yeni bir kadın cinayeti haberiyle güne başlıyoruz. Kadın cinayetlerinin sayısını devletin çelişen açıklamaları nedeniyle tam olarak bilemiyoruz. Resmi makamlardan gelen sayılarda, basında çıkan haberler yoluyla tutulan çetelelerdeki rakamlarda kadın cinayetlerinin hız kesmediğini, her gün bir kadının öldürüldüğünü görüyoruz.

Devamını Oku…

Aslı Baş davasında erkek adalet değil gerçek adalet istiyoruz

aslibasdavasi“Medyadan; ‘nüfuzlunun’ ve ‘erkek’in yanında olan taraflı habercilik değil, gerçekleri ifşa etmesini; mahkeme’den suçluları gizleyen, koruyan bir yargılama değil adaleti tecelli ettirmesini istiyoruz” diyen İstanbul Feminist Kolektif basın açıklaması yaptı. Hazırlanan metni paylaşıyoruz.

 

” Aslı Baş davasında erkek adalet değil gerçek adalet istiyoruz!

İntihar değil cinayet!
Bütün failler yargılansın!

Kadın cinayetlerinin istatiksel değerinin düşmesi ile “övünen” hükümetin söylemlerinin aksine, Türkiye’de kadın cinayetlerinin işlenme biçimlerinin değişiyor; cinayetlerin durmamasının yanı sıra failler yargılanmıyor, gereği gibi cezalandırılmıyor.

Erkeklerin her gün 3 kadını öldürdüğü, “yargı”, “devlet” ve “medya” işbirliğine her gün tanık olduğumuz bu ülkede, cinayetin delilleri, silahları, işlenme biçimleri değişiyor belki ama öldürülenlerin kadınlar, öldürenlerin erkekler ve işbirlikçilerin yargı, medya ve devlet olarak kalmaya devam ettiği bu gerçeklik karşımızda, tanıklıklarımızda, gazetelerde ve tıpkı Aslı Baş’ın düşmesinin kaydedildiği video görüntüleri gibi ekranlarımızda…

Devamını Oku…

Rıza, erkek adaletin diğer (bir) adı

black-feminist-symbolÖzlem Barın

 

Yıllardır N.Ç. davası olarak bilegeldiğimiz, bir kent eşrafının bir kız çocuğuna toplu tecavüzü davası sadece feministleri değil, vicdanlı vicdansız, aklı başında herkesi ürpertecek, ürkütecek şekilde sonuçlandı: 13 yaşında bir kız çocuğunun toplu tecavüzlere rızası vardı! Devamını Oku…

Alınyazısı değil, Yargıtay kararı!

iyi-hal-indirimiHacer 49 yaşında dul kalıp da eli ekmek tutan çocukları da hayırsız çıkınca, sevap işlemeye meraklı konu komşu kolları sıvayıp ona yeni bir koca buldu. “Yaşı biraz geçkince ama hem evi hem maaşı var; can yoldaşı olursunuz”, dediler. Hacer, “hükümet nikâhı” diyecek oldu ama adamın çocukları, babaları ölünce mirastan Hacer’e pay düşer endişesiyle karşı çıktılar. Neticede Hacer pılısını pırtısını toplayıp adamın evine taşındı, imam nikahı kıyıldı, ortak yaşam başladı.

Devamını Oku…

Adli Tıp Kurumu’na Suç Duyurusu Yaptık !

7_aral4 Adana, Ankara, Eskişehir ve İstanbul’da eş zamanlı olarak,  eksik ve yanlış yöntemleriyle, adaleti rapora indirgeyen anlayışıyla, tecavüzcülerin beraatının en büyük sorumlusu olan Adli Tıp Kurumu hakkında suç duyurusunda bulunduk. Kadın örgütleri olarak ortak basın bildirimiz aşağıdadır.

Devamını Oku…

Tecavüzde ‘kadın ceza hukuku’…

img_2758Tecavüz suçlarında ‘kadın ceza hukuku’ adaletin neresine düşer?

Bu yazının konusu, politik olarak cinsiyet temelli fiili eşitsizliklerin beslediği şiddet ve ayrımcılık ile, en önemli sanık haklarından olan savunma hakkı. Ne var ki, gerek uzun tarihsel geçmişine, gerek savunma hakkının katledildiği davalara, gerekse de bu ülke topraklarında öldürülen, tecavüze maruz kalan, şiddet gören on binlerce kadının, faillerin savunma hakkı gerekçe gösterilerek hukuk düzeninden nasıl itildiği, burada açıklamakta eksik kalacağımız kadar geniş ölçekli bir konu.

Devamını Oku…

Bakanlık suçtan zarar gören mi?

cesitli-subat-ortasi-186Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kadına Yönelik Şiddet Suçlarında “Suçtan Zarar Gören” midir Hakikaten?

8 Mart Günü AKP’nin popülarist salvosuyla apar topar meclis gündemine taşınan yeni şiddet yasamız, iyice tırpanlanıp feminizmden “temizlendikten” sonra, 20 Mart 2012 günü yürürlüğe girdi.

Devamını Oku…

AYŞE PAŞALI DAVASINA ULAŞAN KÖPRÜNÜN/YOLUN BAŞLANGICI AYŞE YILBAŞ DAVASI…

mor_nokta_2_ayse_yilbasAyşe Yılbaş aramızdan ayrılalı 4 yıl oldu.

Karar ‘erkeklik indirimi’nedeniyle bozuldu.

Yargılama sürüyor…

 

Ayşe Yılbaş… 2007 yılının son aylarında, galiba üç-dört kez görüştük. Ne çok zaman geçmiş! Biliyorum ki pankartlarda, dövizlerde, göğsümüze iliştirdiğimiz kokartlarda fotoğrafları olmasa, yüzünü hatırlayamayacağım… Devamını Oku…

Öznur için…

oznur_mor_nokta_2Çocukken günler bitmeyecek gibidir, her an heyecanlı ve anlamlıdır sanki. Okulu, ailesi, arkadaşları, köyü/mahallesi olan bir çocuksunuzdur işte… Günler çoktur, insanlar iyidir. Herkes dosttur, hemen akraba sıfatları eklersiniz yenice tanıştığınız birinin adının önüne. Her yetişkin kadın teyze, yetişkin adam amcadır. Geçen uçaklara el sallarsınız ne taşıdıklarını düşünmezsiniz pek.
Ama tüm çocuklar için değil maalesef; göğe gözlerini dikip bir uçağın geçişini seyretmesine kalmadan bombalar iner bir çocuğun bedenine, ya da bir diğeri bedeninde 13 kurşun bulur çocukluğun bitmeyecekmiş gibi gelen günlerini göremez… Devamını Oku…

Şefika Etik davasına müdahiliz!

erkek-adalet-deil-gerek-adaletŞefika Etik, Türkiye’de her gün öldürülen kadınlardan biri. 6 Ekim 2011 tarihinde boşanmak istediği kocası tarafından öldürüldü. Kamuoyu onu Habertürk’ün medya şiddeti olarak tanımladığımız, sürmanşetinde yayınladığı, sırtından bıçaklı fotoğrafıyla tanıdı.

 Şefika Etik 20 Eylül tarihinde, kocasının uyguladığı şiddete isyan etti ve karakola başvurup şikayetçi oldu. Kendi talebi üzerine Kadın Sığınma Evi’ne yerleştirildi. Sığınakların amacı kadınların şiddetsiz bir yaşama geçiş yapabilmelidir. Sığınakların yerleri ve sığınaklarda kalan kadınların bilgisi gizli tutulmalıdır. Şefika Etik’in yeri ise kocası tarafından tespit edildi ve sığınaktan çıkmaya ikna edildi. Bir başka deyişle sığınak görevlilerin “arabulucuk” yapması sonucu ölüme gitti. Evine gider gitmez kocası tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Devlet bir kadını daha korumadı. Devletin, failler ile kadınlar arasındaki uzlaştırma ve arabuluculuğu kadınları öldürüyor!

 

Devamını Oku…

Şefika Etik davası: Kadın bedeninden ölüme gerekçe yaratmak

Cemre Baytok
kadn-cinayetleri-eylemManisa’da kocası İbrahim Etik tarafından 6 Ekim 2011’de öldürülen ve Habertürk gazetesinin cesedini alenen ve ikinci kez mağdurlaştırarak sürmanşetten yayınlamasıyla gündeme gelen Şefika Etik’in davası 23 Ocak’ta başladı. İstanbul Feminist Kolektif, Habertürk’teki haberin veriliş tarzını, kadına yönelik erkek şiddetini pornografikleştirmek ve şiddete özendirmek sebebiyle protesto etmişti. Davanın ilk duruşması feministlerin bu protestolarında ne kadar isabetli olduklarını bir kez daha doğruladı.

Şefika kocasından sürekli şiddet görüyordu. Polise başvurdu ve sığınmaevine yerleştirildi. 6 Ekim’de yerinin gizli olması gereken sığınmaevinden İbrahim Etik tarafından arabayla alındı ve eve döndü. Aralarında çıkan tartışma sonucu aynı gün kocası onu bıçakla öldürdü ve evi yakmaya teşebbüs etti.

Devamını Oku…