Posts Tagged ‘cinsiyetçilik’

Hayat kadını mı dediniz?

medya-cinsiyetilik-1Dursaliye Şahan/

Hayat kadını mı dediniz?

Hürriyet’in başlığı aynen şöyle:
“Esad ülkeni ne hale getirdin bak?”
Efendim Şanlıurfa’da polis huzur operasyonu yapıyor ve bir mahalle baskınında 50 kadar Suriyeli kadın fuhuş yaparken tutuklanıyor.
Olay bu!
Ve arkasından yukarıdaki başlık atılıyor.
Hani dersiniz ki, bu güne kadar Türkiye’de hiç fuhuş ticareti yapılmamış.
Hatta niyetlenenler bile vatandaşlıktan çıkarılmış.
Sanki bu ülkede bir zamanlar genelev patroniçesi Matild Manukyan’a vergi rekortmeni olduğu için üstün hizmet madalyası filan asla verilmemiş.
Orta Avrupa ülkelerinden binlerce kadını iş vaadi ile kandırıp zorla seks kölesi yapan çetelerin hiç biri Türkiye’li değil.
Filmlere, romanlara konu olan o Soğukoluk beldesi tamamen efsane.
Yani Esad’ın halkına yaptığını başka kim yapmış ki?!
Şimdiki gençlerin deyimi ile Oha yani!
Yılların gazetesi. Onca ekip. Bu kadar iddialı çıkışlar.
Ve sonuç?
İlkokuldaki duvar gazetesini aratmayan amatör bir bakış.
Ey haber merkezinin değerli editörleri!
Üzerinde yaşadığınız Türkiye topraklarında genelevler bizzat devletin izni ile resmi olarak çalıştırılır.
Vergiye tabiidirler.
Hatta bildiğim kadarı ile artık orada çalışan kadınlar da sigortalı olmak durumundadırlar.
Kahraman polislerimiz tarafından tutuklanan o kadınlara gelince, tamamen hayatta kalabilmek için bedenlerini satmaktalar.
Muhtemelen bazılarının çocukları bile var.
Ahlaki boyutuna gelince; yalan yanlış haberden, taraflı gazetecilikten daha fazla günahı yok.
Sağlıcakla kalınız

 

Onlar hala HEMŞİR

balkesir-1987-k-eczaclarÖzlem Gassalkızı & Hasbiye Günaçtı

Bütün kadınların, ama önce sağlık hizmeti alanında çalışan kadınların bu güne gelirken nasıl engellediğini; yolunun nasıl kesildiğini ve nasıl yok edildiğini anlatan kitapta (Cadılar Büyücüler Hemşireler) şöyle bir cümle var:
“Bizim öykümüzü anlamak, yeniden savaşmak zorunda olduğumuzu anlamak demektir”

Devamını Oku…

Kız çocuklarının bedeni sizin ideolojik savaş alanınız değildir!/2014 Ekim

basortu3Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına seçilmesiyle birlikte siyasi otoritesini pekiştiren AKP, “Yeni Türkiye” söylemi çerçevesinde özellikle eğitim sistemindeki düzenlemelerde açıkça görüldüğü gibi yeni muhafazakâr bir anlayıştan dini muhafazakâr bir anlayışa evriliyor.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, öğrencilerin kılık ve kıyafetine dair yönetmelikte yaptığı değişiklik sadece imam-hatip ortaokulu ve liselerinde tüm derslerde, diğer okullarda ise seçmeli Kur’an-ı Kerim dersinde kız öğrencilerin başlarını örterek derse girmelerinin serbest bırakılmasıyla sınırlı kalmadı. Ortaokuldan yani 5. sınıftan itibaren öğrenciler başlarını kapatabiliyor. Eğitimdeki imam hatipleşmeyle birlikte sayıları artan seçmeli din dersleri ve başörtüsünün 9 yaşında kız çocuklarına kadar indirilmesi, AKP’nin kadınlara yönelik en son saldırısı. Başbakanın “dindar bir nesil yetiştirme” hedefine uygun olarak düz lise seçeneğinin kaldırılması ve okulların imam-hatiplere dönüştürülmesi, okullarda mescit açılmasının zorunlu olması vb. uygulamalarla, başta Aleviler olmak üzere Sünni inanca sahip olmayanlara ve inançsızlara Sünni İslamın dayatılmasıdır.
“Kadın erkek eşitliğine inanmıyorum, yaradılıştan farklıyız ” diyerek kadın ve erkeğin toplumsal rollerini yaratılıştan gelen farklara dayandıran dinci – muhafazakâr AKP’liler bulundukları siyasi mevkilerde kadınların giyim kuşamı, hal ve hareketleriyle ilgili sürekli görüş belirtiyorlar. Kamusal alanda dini referanslarla kız çocuklarına başörtüsü serbestliği getirmek, erkek cinselliğini engellenemez ve saldırgan olarak varsaymak, kız çocukların bedenini ise tahrik nesnesi olarak belirlemektir. Hükümet, imam-hatiplerle kız ve erkek öğrencilerin okullarının ayrıştırılmasına yöneldiği gibi, kamusal alanda da kadın / erkek ayrıştırılmasının önünü açacak köklü bir değişime gitmektedir. Milli Eğitim’deki bu değişiklik itaatkâr kadın kimliğinin ideolojik olarak inşa edilmesi sürecinin önemli bir ayağıdır.

Devamını Oku…

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasa Tasarısına esastan İtirazımız var!/bildiri

Sosyal Haklar için Kadın Palformu’nun “SSGSS’ye esastan itirazımız var!”bildirisi
Bu Yasa Kadınları Aileye, Erken Evliliğe, Koca Eline Bakmaya Mahkum Ediyor.

SSGSS yasa tasarısı ile biz kadınların
•    Emeklilik yaşı yükselecek
•    Emekli, dul ve yetim maaşı azalacak..
•    Emeklilik için gereken prim ödeme gün sayısı artacak.
•    Bekar olanlarımızın, babaya bağlı sağlık güvencesi sona erecek.

Bu tasarı yasalaşırsa,  kadınları daha da yoksullaştıracak.
Bu tasarı yasalaşırsa kadınların eviçi emeği yok sayılmaya devam edecek.
Bu tasarı yasalaşırsa milyonlarca kadın sosyal güvenlik sistemi dışında tutuluyor olacak.

IMF’nin emriyle AKP hükümeti tarafından meclisten geçirilmeye çalışılan bu yasa tasarısı ile  emekçilere kısıtlama, sermayeye yeni kar alanları sunuluyor. Bu yasa eşitsizlikleri arttırıp, derinleştirecek.

Bütün Kadınlar Evde Çalışıyor

Yasa biz kadınları erkeklerle eşit kabul ederek düzenleme getiriyor. Oysa, biz eşit değiliz!
Ücretli çalışsak da çalışmasak da yemekleri biz yapıyor, bulaşık, çamaşırı biz yıkıyor, evi biz temizliyoruz. Sökükleri biz dikiyor, kocalarımıza çocuklarımıza, yaşlı büyüklerimize ve aile içindeki hastalara biz bakıyoruz. Bütün bu yaptıklarımız ise işten sayılmıyor. Ev içindeki emeğimiz görünmüyor. Emeğimizin parasal bir karşılığı yok.

“Kadının asıl yeri ev”, “Yuvayı yapan dişi kuş” olunca, erkeklere göre daha az okutulan da biz oluyoruz.. Kayıt dışı, sosyal güvencesiz,  esnek, kolayca işten çıkartılabildiğimiz, düşük ücretli işler hep bize kalıyor. Kimi iş alanlarına/işkollarına  hiç sokulmuyoruz.. Aynı işyerinde çalıştığımızda “kadın işi” olarak görülen düşük statülü işlerin tamamı bize , ‘’erkek işi’’ olarak tanımlanan daha iyi işler hep erkeklere veriliyor..

Ev İçindeki Karşılıksız Emeğimiz Ortadan Kaldırılıncaya Dek;

Bizi sanki  eşitmişiz gibi gören yasalar değil geçici özel önlemler alınmasını, pozitif ayrımcılık yapılmasını istiyoruz!

•    Hem evde hem işte çalışıyor, çifte mesai yapıyoruz. Yeraltında çalışanlara, tehlike sınıfı yüksek işlerde çalışanlara verilen yıpranma payı gibi  Cinsiyete Dayalı Yıpranma Payı, Yıpranma Payına Bağlı Düşük Primle  Erken  Yaşta Emeklilik İstiyoruz.
Ev işleri ve bakım hizmetlerinin erkekler tarafından da eşit derecede üstlenilmesini, kimi hizmetlerin sosyal devletin sorumluluğunda olması, bunlar sağlanana kadar; Her Çalıştığımız Yıl İçin 180 Gün Fiili Hizmet Zammı İstiyoruz.
•    Evli ya da  bekar olsun Ücretli Bir İşte Çalışmayan Kadınlar İçin Kocaya  Veya Babaya Bağlı Olmayan Ücretsiz Sağlık Güvencesi Ve Emeklilik Hakkı İstiyoruz.

Ssgss Yasa Tasarısı ile çoğunluğu kadın  olan ev-eksenli çalışanlar, gündelikçiler, tarım işçileri, ücretsiz aile işçileri, geliri asgari ücretin altında olanlar sosyal güvenlik sisteminin dışında tutuluyor.

Ev-eksenli çalışan, gündelikçi, tarım işçisi, ücretsiz aile işçisi, geliri asgari ücretin altında olan  kadınlar için çalışma süreleri ve yerlerine bakılmaksızın  sosyal güvenlik hakkı  istiyoruz.

Mevcut tasarı, kadınların aile içinde ev işi ve bakım hizmeti yaptığını yok sayıyor ve mevcut bazı koruyucu önlemleri kaldırıyor. Dolayısıyla kadınları aileye, erken evliliğe, koca eline bakmaya mahkum ediyor. Bu nedenle yasa tasarısına esastan itirazımız var. Kadın erkek eşitliği sağlanıncaya, ev içinde harcadığımız ilave emek ortadan kalkıncaya kadar, kadınlara özel önlem uygulamalarının muhafaza edilmesi ve arttırılması için mücadele edeceğiz..

Kadınların Ev İçi Emekleri Yok Sayılarak Hazırlanan
SSGSS Yasa Tasarısı Geri Çekilsin

Erkek Egemenliğine Ve Kapitalizme Karşı
Yaşasın Kadın Dayanışması

Kadınlar İçin Sosyal Haklar Platformu

Sendikalarda Kadınlık Halleri

mutfak cadıları-Aralık 2010

 

Neo-liberalizmin emeği ve üretim biçimlerini yeniden yapılandırması karşısında sürekli kan kaybeden sendikalar örgütlenme stratejilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalmış,  “yeni bir sendikacılık” tanım olarak daha çok ifade edilmeye başlanmıştır. Devamını Oku…

Mr.Muscle’in ‘istikbali’ pek parlak değil!

page_39istikbal39in-son-reklam-filmi-39istikbal-yerlerdedir39-dedirtiyor39_291896206Reklamların cinsiyetçiliğini artık dünya alem biliyor. Her akşam ‘janjanlı’ görseller eşliğinde uçuşan ‘janjanlı’ metinlerin içine köhnemiş erkek egemen sisteminin sesinin sinişine her reklamda şahit oluyoruz. Reklamlardaki üst sesin neden hep erkek olduğu sorusu bile yeterli bunu anlamak için. Devamını Oku…

ABD ve Türkiye’de krizin patriyarkal halleri ve feminist politika

mc3Ocak 2007 ile Temmuz 2011 arasında ABD’de istihdamın durumunu inceleyen işgücü istatistik bürosu, 2010 yılından itibaren bir toparlanma olduğuna işaret ediyor. Kadınlar için Politika Araştırma Enstitüsü (Institute of Women’s Policy Research) mevcut toparlanmanın cinsiyetini incelemiş ve bizim için de ilginç olabilecek bazı sonuçlar çıkartmış. Bu yazıda ABD işgücü piyasasında cinsiyet temelindeki ayrımcılığın 2008 krizi ile birlikte nasıl şekillendiğini inceleyecek ve Türkiye’de kadın istihdamına yönelik taleplerimizi yeniden gözden geçireceğiz.

Devamını Oku…

‘Kadınların Davos’u’na eleştiri

mutfak cadıları Mayıs 2011

21. Küresel Kadın Zirvesi 5-7 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da yapılacak. Zirveye 1000’in üzerinde iş kadını, politikacı ve sivil toplum örgütlerine mensup kadın katılıyor; hepside bulundukları kurumlarda üst düzey yönetici, yani ‘lider’ konumunda kadınlar. Aralarında Boeing, Intel, IBM, Vodofone, PepsiCo gibi dev şirketlerin üst düzey yöneticileri ile dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen 30’un üzerinde bakan var. Zirvenin amacının bu üst düzey konumlardaki kadınların birbirleriyle tanışarak, iş çevrelerini genişletmek ve bu sayede yeni işbirlikleri kurmak olduğu açıkça belirtiliyor. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’deki iş kadınlarının bu çevreye dahil olmasını önemsemiş ve Küresel Kadın Zirvesi Başkanı Irene Natividad’i zirvenin bu yıl Türkiye’de yapılması için ikna etmiş. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner de Türk pazarına girmek isteyen bu girişimci iş kadınlarına Türkiye ekonomisini anlatacağı ve tavsiyelerde bulunacağı özel bir oturum düzenliyormuş.

Devamını Oku…

Ebelerin talepleri haklı ama eksik

mutfak cadıları Haziran 2011

5 Mayıs Dünya Ebeler Günü’nde çeşitli illerden gelen ebeler, Ankara Üniversitesi rektörlük binası önünde toplanarak bir yürüyüş gerçekleştirdiler. “Ebeler çoğalsın sezaryen azalsın”, “Ebelik yasası istiyoruz”, “Aile ebesi istiyoruz” yazılı dövizler taşıdılar.

Devamını Oku…