Posts Tagged ‘annelik’

Ataerkinin Günahı Kadınların Boynuna!

kkkS. Dilek Şentürk

 

Erkek egemen sistemin feminist hareketi yok saymak adına bu mücadeleyi hedef alan bazı bombaları vardır. Her ne kadar alanımıza düşmeden ellerinde patlatıyor olsak da ardı arkası kesilmiyor ürettikleri bombaların, karalamaların ve yok saymaların. Örneğin feminist hareketi hedef alan bu bombalardan biri “Eee, evet öyle diyorsunuz ama” sözleriyle başlayıp “Erkeği de yetiştiren kadın değil mi?” sorusuyla bitmekte. Üstelik ellerinde patladığını fark etmeden, yaptıkları karalamanın kendilerine zafer kazandırdığını düşünme yanılgısını yaşayarak. Yetiştirmek ve bakıcılığı aynı kefeye koyan zihniyetin kadına “yanlış yetiştirme” suçlamasını yaparken asıl amacı, feminizme düşürdükleri gölge altında serinlemektir.

Devamını Oku…

Patriyarkanın kürtaj zorbalığı!

kurtaj-hakkiSakine Günel

 

Geçtiğimiz yaz başında hükümet, kürtajı yasaklama girişiminde bulunmuş, kadınlardan ve farklı kesimlerden gelen güçlü tepkiler karşısında geri adım atmıştı. Fakat, kadınların yasal olarak kazanılmış kürtaj hakkının kullanılmasını engelleyerek, kürtajı fiili biçimde yasak kıldı. Hükümet, uygulamadaki fiili kürtaj yasağını resmîleştirmek için yeni kürtaj düzenlemesini önümüzdeki günlerde Meclis gündemine getirecek. Devamını Oku…

Türkiye’de Kürtajın (Tıbbi) Tarihi

ku%cc%88rtajjjDr. Hafize Öztürk Türkmen

Doğal gebelik süresi tamamlanmadan önce, embriyonun ana rahminden çeşitli yöntemlerle alınarak gebeliğin sonlandırılması anlamına gelen “kürtaj” ya da “isteğe bağlı düşük”, son günlerde iktidarın marifetiyle yeniden kamuoyunun gündemine getirildi. Üremenin ve/veya doğurganlığın kontrolü amacıyla insanlığın başlangıcından beri varlığını sürdüren istenmeyen gebeliklerin sonlandırılması uygulaması, tarihin çeşitli dönemlerinde alevlenen tartışmalara konu olmaktan kurtulamamış evrensel bir “sorun” adeta. Devamını Oku…

Kürtaj Yapmama Hakkı Neyin Hakkı?

doktorvicdani-redÖzlem Barın

 

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın önceki gün Bakanlar Kurulu’nda sunumunu yaptığı yeni kürtaj yasa tasarısının maddelerinden birinin de sağlık personelinin kürtaj konusunda görevden çekilme hakkının tanınmasını içereceği söyleniyor. Haberlerde “kürtaj yapmama”, “görevden çekilme” hakkı olarak geçen bu “hak” neyin hakkıdır; ya da şöyle soralım: hangi hakkın kürtaj özelinde kullanımıdır? Hükümetin adını koymaktan çekineceği bu hak, tüm dünyada “vicdani ret” hakkı olarak geçen, bir kimsenin kendi vicdanına, inanç ve ilkelerine aykırı düşen hiçbir şeye ve hiç bir kamu hizmetine zorlanamayacağı şeklinde ifadesini bulan temel insan haklarından biridir.Vicdan özgürlüğü eşitliğini, sivil itaatsizliği içerecek şekilde vicdani ret hakkını anayasal güvence altına almaya direnen hükümetin kürtaj özelinde bu hakkı tanıyıvermesi pes dedirtiyor. Kürtaja karşı çıkarken bile kendi vicdanını dinleyip kendi sözünü oluşturmaktan aciz, Amerikan yeni muhafazakâr, “yaşam yanlısı” söylemi ithal eden hükümet temsilcilerinin, gelen tepkiler karşısında kürtajı yasaklayamayıp, fiilen yapılamaz duruma getirmek için yine Amerikan muhafazakârlığı tarzı ayak oyunlarına sığınacakları beklenebilirdi; ama bunu yapmanın bile bir tutarlılığı, en azından kendi yasalarında bir zemini olmalıydı.  Devamını Oku…

Yüzyıllardır söylüyoruz: Yasa önünde Eşitlik

mutfak cadıları-Ekim 2010

 

“… Vatanda her ferd biribirine müsâvi ve hukukça aynıdır. Maalesef bugün yine müsâvât yalnız erkek ferdlerindir. (Erkek) ve (dişi) diye iki nev’ insan telakkisi bugün vicdanlarda yaşıyor. Erkeklere hak, kadınlar sükût veriliyor. Hâlbuki bütün insaniyyet bir nev’-i maklûktur. Erkeklik, dişilik mevzû’-ı bahs olamaz. Devamını Oku…

Bu Yarışmanın Galibi Mağlup

mutfak cadıları-Ekim 2010

 

Geçtiğimiz ay Garanti Emeklilik ve Elele dergisi ortaklığında kadınlar için bir kısa öz yaşam hikâyesi yarışması ilan edildiğini duyduk. Yarışmanın başlığı bir hayli dikkat çekici: “Zamane hatunları”! Yarışmanın mantığı çok da yabancı değil. Dünyada son on yılda gündemleşen aile ve iş yaşamını uyumlulaştırma politikaları ile paralel, hem “iş”e hem “ev”e yetişen “süper kadın”lar yaratma tasarısının Türkiye’deki en aktüel göstergesi “zamane hatunları”. Yarışmanın çağrı metnine göz gezdirdiğimizde karşılaştığımız ifadeler şaşırtmıyor ama öfkelendiriyor: Devamını Oku…

Uzman Annelik

mutfak cadıları ( 3.sayı, mayıs 2010)

 

Fortis Bank Türkiye, Milli Eğitim Bakanlığı ve Ana Çocuk Eğitim Vakfı’yla birlikte ortak bir proje başlattı. Projenin adı “Ben de Ben de”, hedef kitle ise anneler ve okul öncesi eğitimde görev alan öğretmenler. Devamını Oku…

En az 3 çocuk

mutfak cadıları (1.sayı,  Mart 2010)

 

Başbakan demişti en az üç çocuk diye, cevabını ilk kez 8 Mart’ta vermiştik: “Bana bak başbakan, tepemizi attırma, kendin yat kuluçkaya, bir Türkçük, iki Türkçük, üç Türkçük, doğurmaya…” Muhatabı bizdik, cevap veren de biz olmuştuk. Kadınların sadece çocuk doğuran anneler olarak görülmesine karşı çıkıyorduk. Devamını Oku…

Doğurganlık arttı, gözün aydın başbakan

erdogan-3-cocukBildiğiniz gibi son on yıldır doğurganlık hızı erken kapitalistleşen ülkelerdeki gibi genel olarak düşme eğiliminde. Ancak bu düşme eğilimi bizde hassas bir denge üzerinde ilerliyor. Örneğin, geçtiğimiz yıl bu düşüş sona erdi ve 2012 yılı, 15-44 yaş grubunda her bin kadın başına düşen doğum sayısında (doğum hızı) 1,2’lik bir artış ile kapandı. Artışın gerçekleştiği bölgeler İstanbul, Doğu Marmara, Ege ve Akdeniz. Burada bizim için önemli olan, artışın oranından çok düşme eğiliminde olan doğurganlık hızının artmış olması.

Yaklaşık son beş yıldır, devlet, bu hassas dengeyi kendi lehine çevirmek ve kadınlar olarak bizlerin doğurganlığı ve bakım emeği üzerinde tahakküm kurabilmek için üç koldan taaruza girişti. Bunlardan ilki Erdoğan’ın sözcülüğünde, kadınlardan üç, hatta yeri geldiğinde beş çocuk talep etmekBu ısrar bitmek tükenmek bilmedi. İkincisi, her daim olduğu gibi, söz konusu olan kadın hakları olduğunda ortaya balon vaatler salmak. Devletin hizmetine iyiden iyiye girmiş olan basın, bu balonları gerçekleşmiş gibi yazdı çizdi. Çocuk doğurana yardım ve devlet desteği geldiğine inandırıldık. Kadınların emeği ve bedeni üzerinde tahakküm kurmanın son yolu ise kürtaj karşıtı propaganda oldu. Kadınlar direndi ve somut olarak yasada hiçbir şeyi değiştiremediler. Ancak dindi, günâhtı, cinayetti, sağlık için riskliydi falandı filandı derken yaptıkları anti-propaganda etkili oldu. 

Devamını Oku…

Aile dışında hayat var!/2013 Şubat

adhvBiz kadınların hayatları patriyarkal (ataerkil) kapitalist sistem altında her dönem zordu. Bize modern çekirdek aile içinde sunulan en iyi seçenek, karşılıksız ev ve bakım emeğimizin yanı sıra düşük ücretli “kadın işleri”nde çalışarak aile yaşamının idame ettirilmesinde  destek güç oluşturmak oldu. İçine sıkıştırıldığımız ücretli emek-ücretsiz emek kıskacı, eve ek gelir getirsek de aileden, kocalardan bağımsızlaşmamızın önünde hep bir engel oluşturdu.

Devamını Oku…

Aile dışında hayat var!/Broşür

adhvBiz kadınların hayatları patriyarkal (ataerkil) kapitalist sistem altında her dönem zordu. Bize modern çekirdek aile içinde sunulan en iyi seçenek, karşılıksız ev ve bakım emeğimizin yanı sıra düşük ücretli “kadın işleri”nde çalışarak aile yaşamının idame ettirilmesinde  destek güç oluşturmak oldu. İçine sıkıştırıldığımız ücretli emek-ücretsiz emek kıskacı, eve ek gelir getirsek de aileden, kocalardan bağımsızlaşmamızın önünde hep bir engel oluşturdu.

Devamını Oku…

Cidden bunlar “kadın işi” midir?

anneEv işi, hasta-yaşlı-çocuk bakımı meşakkatli bir iş ve bu işte harcanan emek de öyle yabana atılacak cinsten değil. Bu gerçek bilinmesine rağmen, dünyanın neresine giderseniz gidin aile içindeki bu görünmeyen emeğin maddi karşılığı yok ve ne yazık ki kadına yüklenilmiş. Devamını Oku…

Fişlenerek ve ikna turuna direnerek kürtaj…

ank-18-haz-kurt-9Filiz Karakuş

 

Orta yoldan kadınların kürtaj seçme hakkı değil devletin ve ailenin çıkarları çıkıyor.

Kürtajın cinayet olduğu ve yasaklanması gerektiği açıklamalarıyla başlayan tartışmalar, kadınların mücadeleleri ve her kesimden gelen tepkilerin belirlediği bir sürece yol açtı. Devamını Oku…

Bedenimiz Bizimdir

bedenimiz-bizimdir-denizlili-kadn-eylemiKâmile Yılmaz

Yüzyıllardır kadın bedeni üzerinden politika yapılıyor. Kadınlar da bu konuda yılmadan mücadeleyi sürdürüyorlar. Bir türlü bedenimizin yalnızca belden aşağı olmadığını, kafamızın da olduğunu, en az onlar kadar düşünebildiğimizi, bedenimizin yalnızca bize ait olduğunu anlatamadık. Kadının doğurmak zorunda olmadığını, bu konuda kararın yalnızca kendisine ait olması gerektiğini de anlatamadık. Biz yorulduk, erkek egemen sistem yorulmadı. Varsa yoksa kadın bedeni üzerinden politika üretmekte. Kadın bedeni üzerinde hak iddia etmekte. Konuşurlarken, sanki bir malın sahibiymişcesine edilen sözler dizilmekte.

Devamını Oku…

Bedenimiz bizimdir. Kürtaj olup olmama kararı bize aittir

img_4715Sakine Günel

Günde 3 kadın öldürülmesine seyirci kalan,  kadını aile içinde  tutma politikaları gereği  kadınlara yönelik 3 çocuk tavsiyesinin devamında da kürtaj yasağını gündeme getiren muhafazakâr ve otoriter akp, kadınların  kazanılmış haklarına yönelik saldırıda gelebileceği son noktaya vardı. Akp, kadınların hak taleplerine  kadın düşmanı politikalarla cevap veriyor; kadınları annelik kimliğine hapsederek kimliksizleştirme politikalarına  devam ediyor. Akp’nin aile politikası kadınları eve kapatmayı, kadınların bedeni  ve cinselliği üzerindeki erkek denetimini,  devlet eliyle pekiştirmeyi hedefliyor.

Devamını Oku…

Kürtaj toplumsal bir hak

Ayşe Toksöz-Özlem Barın

Patriyarkal sistem içerisinde kürtaj, kadınların bedenlerinin, cinselliklerinin ve doğurganlıklarının denetlenmesine karşı, kadınların kendi bedenlerini, yaşamlarını belirleyebilmelerinin ayrılmaz bir parçası.

krtaj-hakk
Devamını Oku…

Asıl Derdiniz Ne Sizin?

 mutfak cadıları-Ağustos 2011

 Toplumu muhafazakârlaştırmak ve aynı doğrultuda kadınları eve kapatmak isteyen bir zihniyetin sesini hemen hemen her gün medyada, günlük hayatımızın içinde yoğun bir şekilde duymaktayız. Bu zihniyet kadına verdiği görev listesinin en başına aileyi ayakta tutma ve nesli yetiştirme sorumluluğunu yerleştiriyor. Niçin? Bu işin cidden zor olduğunun farkındalar mı, yoksa evden çıkıp alanlarını daraltırız diye mi korku duymaktalar?

Devamını Oku…

Haydi, kadınlar okula temizliğe!

mutfak cadıları-Haziran 2011

 

Kamudaki özelleştirmeler sonucunda, sağlıktan eğitime katkı payı ödediğimiz oranda hizmet alabiliyoruz. Devlet ve hükümetler sosyal harcamaları kısarken bakımın faturasını bize ödetiyor.  Devamını Oku…

Aklımdaki Yılan

aklmdaki-ylan

Hatice Meryem  Aklımdaki Yılan’da, annelerin hayatını dert ediniyor. Sekiz öyküsünde sekiz anne-kadını anlatıyor, yanlarında başka bir sürü kadınla beraber. Bazen günü çalan annelik işlerinden dem vurarak, bazen çocuğundan asla vazgeçemeyen anneleri okuyucuyla yeniden tanıştırarak, her şeyi doğuran ama bir türlü ‘kendini doğuramayan’ kadınların hayatına sokuyor bizi.

Devamını Oku…

Eleştirel Feminizm Sözlüğü

eletirel-feminizm-szlFeryal Saygılıgil

Eleştirel Feminizm Sözlüğü birlik­te iş yapmak, üretmek, paylaşmak an­lamında çok önemli bir örnek. Sözlük için bir araya gelen yazarlar antropoloji, sosyoloji, psikoloji, tarih, felsefe gibi akademinin çeşitli disiplinlerinde yer almış ya da almakta. Sözlükteki mad­deler, doğrudan feminist kuramsallaştırmadan çıkmış olan yeni kavramların en önemlilerini -cinsiyete dayalı iş bölümü, annelik gibi-; feminist mücadelelerin müdahale ettikleri alanları adlandıran terimleri -doğum kontrolü, fuhuş, cin­sellik gibi-; içeriği yeniden kurulmuş ve erkeklerle kadınlar arasındaki ilişkilerin yol açtığı toplumsal bölünmelerin hesa­ba katılmasıyla yeniden formüle edil­miş genel kavramları -emek sosyolojisi ve ekonomisini içeren maddeler gibi (ss.3-4)- kapsıyor.

Devamını Oku…