Posts Tagged ‘aile ve sosyal politikalar bakanlığı’

Fişlenerek ve ikna turuna direnerek kürtaj…

ank-18-haz-kurt-9Filiz Karakuş

 

Orta yoldan kadınların kürtaj seçme hakkı değil devletin ve ailenin çıkarları çıkıyor.

Kürtajın cinayet olduğu ve yasaklanması gerektiği açıklamalarıyla başlayan tartışmalar, kadınların mücadeleleri ve her kesimden gelen tepkilerin belirlediği bir sürece yol açtı. Devamını Oku…

Bakanlık suçtan zarar gören mi?

cesitli-subat-ortasi-186Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kadına Yönelik Şiddet Suçlarında “Suçtan Zarar Gören” midir Hakikaten?

8 Mart Günü AKP’nin popülarist salvosuyla apar topar meclis gündemine taşınan yeni şiddet yasamız, iyice tırpanlanıp feminizmden “temizlendikten” sonra, 20 Mart 2012 günü yürürlüğe girdi.

Devamını Oku…

Şiddete Son Platformu’ndan TBMM üyelerine mektup

Şiddete Son Kadın Platformu’nu oluşturan 237 kadın örgütü ve Platform’un taleplerini destekleyen tüm diğer kadın platformları ve kadınlar olarak bir kez daha belirtmeliyiz ki, aylardır tartışılan şiddet yasa taslağının, Bakanlıkta, Başbakanlıkta ya da TBMM’de bir odadan diğerine giderken bile uğradığı aleyhte değişikliklerden son derece rahatsızız.

Devamını Oku…

Şiddete Son Platformu Basın Açıklaması

Şiddete Son Platformu, 14 ilde eşzamanlı düzenlediği basın açıklamasıyla, “Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı”na ilişkin ilişkin tepki ve taleplerini dile getirdi.

“Bilindiği gibi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bir süredir her platformda şiddet yasa tasarısının tanıtımını yapmaktadır. Hükümetin aceleyle kanunlaştırmaya çalıştığı bu yasa tasarısı şiddet mağduru kadınların ihtiyaçlarını karşılamaktan, kadına yönelik şiddeti önlemekten ve ortadan kaldırmaktan çok uzaktır. Yıllardır kadına yönelik erkek şiddetiyle mücadele eden kadın örgütlerinin bu haliyle bu tasarıyı sahiplenmelerinin, desteklemelerinin ve kabul etmelerinin mümkün olmadığı ortadadır.

Devamını Oku…

Şiddet yasa taslağı ve geldiğimiz nokta

Deniz Bayram

Kanun hükmünde kararname ile kurulduğu günden bu yana kadınlar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı`nın adında, `kadının` adının olmamasına dair eleştirileri ile protestolarına devam ederken, yeni bakanlık, şiddete karşı yeni bir yasa taslağını gündeme getirdi. Görüyoruz ki, uluslararası alanda kadına yönelik şiddetten dolayı mahkum edilmiş ilk ülke olarak tarihe geçilmesi ve kadın cinayetleri ile şiddete dair çetele tutulması karşısında, bakanlığın ilk adımı yeni bir şiddet yasası yapmak yönünde oldu.
Yürürlükte olan 4320 sayılı yasa, elbetteki pek çok eksiklikleri olan yetersiz bir yasaydı ve 1998 yılından bu yana adı da dahil olmak üzere, kadın hareketinin eleştirdiği bir yasa olmuştu. Kadınlar, bu yasal yetersizlik ve uygulamanın, kadının şiddetten korunması ve şiddetin ortadan kaldırılması anlayışından uzak olması nedeni ile kendilerini şiddete karşı işlevsiz bir süreç içerisinde buluyorlardı. Bu süreç, her gün beş kadının öldürüldüğü bir gerçekliği karşımıza çıkardı.

Devamını Oku…