Posts Tagged ‘4320’

Devletin görevi kadınların tamamını şiddetten korumaktır

BASIN ACIKLAMASI – 28 ARALIK 2011
DEVLETIN GOREVI BAZI NIKAHLI KADINLARI DEGIL
“HER KADINI” SIDDETTEN KORUMAKTIR!

Kadına karsı siddet yasa taslagındaki “yakın iliski içinde yasayanlar” kavramı Başbakanlık tarafından taslaktan çıkarılmıstır. Oysa imam nikahlı iliskilerden resmi nikah imkanı olmayan zorla erken evlendirilmis kız çocuklara; aynı çatı altında nikahsız yasayanlardan, birlikte oturmadıkları halde bir ilişki içinde olanlara kadar, Türkiye’de yaşayan milyonlarca kadın şiddet yaşamaktadır.

Devamını Oku…

Şiddete Son Platformu’ndan TBMM üyelerine mektup

Şiddete Son Kadın Platformu’nu oluşturan 237 kadın örgütü ve Platform’un taleplerini destekleyen tüm diğer kadın platformları ve kadınlar olarak bir kez daha belirtmeliyiz ki, aylardır tartışılan şiddet yasa taslağının, Bakanlıkta, Başbakanlıkta ya da TBMM’de bir odadan diğerine giderken bile uğradığı aleyhte değişikliklerden son derece rahatsızız.

Devamını Oku…

Şiddete Son Platformu Basın Açıklaması

Şiddete Son Platformu, 14 ilde eşzamanlı düzenlediği basın açıklamasıyla, “Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı”na ilişkin ilişkin tepki ve taleplerini dile getirdi.

“Bilindiği gibi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bir süredir her platformda şiddet yasa tasarısının tanıtımını yapmaktadır. Hükümetin aceleyle kanunlaştırmaya çalıştığı bu yasa tasarısı şiddet mağduru kadınların ihtiyaçlarını karşılamaktan, kadına yönelik şiddeti önlemekten ve ortadan kaldırmaktan çok uzaktır. Yıllardır kadına yönelik erkek şiddetiyle mücadele eden kadın örgütlerinin bu haliyle bu tasarıyı sahiplenmelerinin, desteklemelerinin ve kabul etmelerinin mümkün olmadığı ortadadır.

Devamını Oku…

Şiddet yasa taslağı ve geldiğimiz nokta

Deniz Bayram

Kanun hükmünde kararname ile kurulduğu günden bu yana kadınlar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı`nın adında, `kadının` adının olmamasına dair eleştirileri ile protestolarına devam ederken, yeni bakanlık, şiddete karşı yeni bir yasa taslağını gündeme getirdi. Görüyoruz ki, uluslararası alanda kadına yönelik şiddetten dolayı mahkum edilmiş ilk ülke olarak tarihe geçilmesi ve kadın cinayetleri ile şiddete dair çetele tutulması karşısında, bakanlığın ilk adımı yeni bir şiddet yasası yapmak yönünde oldu.
Yürürlükte olan 4320 sayılı yasa, elbetteki pek çok eksiklikleri olan yetersiz bir yasaydı ve 1998 yılından bu yana adı da dahil olmak üzere, kadın hareketinin eleştirdiği bir yasa olmuştu. Kadınlar, bu yasal yetersizlik ve uygulamanın, kadının şiddetten korunması ve şiddetin ortadan kaldırılması anlayışından uzak olması nedeni ile kendilerini şiddete karşı işlevsiz bir süreç içerisinde buluyorlardı. Bu süreç, her gün beş kadının öldürüldüğü bir gerçekliği karşımıza çıkardı.

Devamını Oku…

Aile sever Bakan ile işimiz çok zor…

Önce “N.Ç”yi evlatlık alıp, “bizim kızımız” ilan eden, hemen sonrasında 11 yaşında “evlilik dışı” hamile olan çocuğun “17 yaşında” olduğunu açıklayan ve “Ağrı valisini arayıp mahkemenin hızlanması ve doğumdan önce resmi nikahın kıyılmasını isteyen” Fatma Şahin’in, “kadın”ın değil, “aile”nin bakanı olduğunu ne zamandır söylüyoruz.

 

Ama feminist hareket içinde böyle düşünmeyenlerin; Fatma Şahin’in mevcut hükümette bu bakanlığa getirilebilecek en iyi isim olduğunu, ona bir şans vermek gerektiğini söyleyenlerin sayısı da hiç az değil. Devamını Oku…

Cinayetten savcılık da sorumlu/18.02.2011

 

18.02.2011/İstanbul Feminist Kolektif üyeleri, sevgilisi tarafından öldürülen Arzu Yıldırım’ın ölümünde ihmali olduğu iddiasıyla Ümraniye Cumhuriyet Savcısı Feridun Kabadayı hakkında suç duyurusunda bulundu.
“Kadın Cinayetlerine İsyandayız” kampanyasını yürüten İstanbul Feminist Kolektif üyeleri, Yıldırım’ı sevgilisi Metin Çilingir’in, hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduktan iki gün sonra öldürdüğünü hatırlattılar. Yıldırım’ın ölümünde, korunması için gerekli önlemleri almayan cumhuriyet savcısı Kabadayı’nın da sorumluluğu bulunduğunu belirttiler.

Devamını Oku…