“Bedenimiz bizimdir-Tacize Karşı Mor İğne” (2008 Ocak- Mart)

7131 Aralık 2007 gününün 01 Ocak 2008’e bağlandığı gece yarısı; kameralar önünde hemcinslerimiz yüzlerce erkek tarafından cinsel saldırıya uğradılar.

Türk Ceza Kanunu 102. maddede net olarak tanımlanan ve alt sınırı 4 yıldan başlanan bir suç işlendi hepimizin gözleri önünde.

Saldırıyı yapan erkekler  cinsel saldırının şikayete bağlı suç olması ve kadınların şikayet dilekçesi vermedikleri gerekçisiyle Kabahatler Kanunu uyarınca, çevreyi rahatsız etmekten dolayı 57 TL idari para cezası uygulanarak serbest bırakıldılar.

Feministler, yılbaşı gecesi Taksim’de  yaşanan cinsel saldırıyı ve bu saldırının faillerinin 57 TL karşılığında serbest bırakılmasını protesto etmek için  4 Ocak 2008  Taksim’de bir gece eylem yaptı. Eylemde aynı zamanda mor iğne satışı da yapıldı. Ama bu protesto feministlere yetmedi. Taksim Meydanı’nda artık gelenekselleşen ‘yılbaşı cinsel tacizleri’ni ve her gün, her yerde erkeklerin kadınlara uyguladığı tacizleri deşifre etmek isteyen feministler, artık susmayacaklarını söylediler.

11.01.2008 tarihinde tekrar Mor İğne satışı için İstiklal caddesi; Mis sokak çıkışında toplanan feministler , tacize karşı mor iğnelerini ve
mor_igne_18ocak-046bildirilerini kadınlara dağıttılar. Feministler; bu eylemlerini, Uluslararası Kadınlar Günü olan 8 Mart’a kadar her cuma 20.00-22.00 saatlerinde Taksim Mis Sokak’ta sürdürdüler. Mor iğne satışında 1989 “Bedenimiz bizimdir, cinsel tacize hayır” kampanyasında kullanılan metin kullanıldı. . Eylemlerde  “Kabahat değil, cinsel saldırı”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Utanma haykır, susma iğneyi batır” dövizleri  taşındı. Sekiz haftalık eylem boyunca binlerce mor iğne ve Mor İğne kampanyasını anlatan bildiri dağıtıldı. Mor iğneleri kadınlar kolektif şekilde hazırlıyor. Eylemden önce biraraya gelen kadınlar hem sohbet ediyor, deneyimlerini birbirlerine aktarıyor hem de iğneleri hazırlıyor. Daha önce hiçbir eyleme katılmamış kadınlar mor iğne eyleminde buluşuyor.

31 Aralık 2008’i, 01.01.2009’a bağlayan gece feministler yine sokaktaydı. “Geceleri de, Sokakları da, Meydanları da terketmiyoruz.” dediler.

Kampanya bildirimiz

Bedenimiz Bizimdir!

mor_igne_eylemi-584_431 Aralık 2007 gününün 01 Ocak 2008’e bağlandığı gece yarısı; kameralar önünde hemcinslerimiz yüzlerce erkek tarafından cinsel saldırıya uğradılar.

Türk Ceza Kanunu 102. maddede net olarak tanımlanan ve alt sınırı 4 yıldan başlanan bir suç işlendi hepimizin gözleri önünde. Görüntüler bütün yetkililer ve toplum tarafından seyredildi! Daha bir önceki yılbaşında tacizciler yine başroldeydiler! Yetkililer o zaman da izlemekten öte bir şey yapmamışlardı!

Biz kadınlar tacize, cinsel saldırıya maruz kalmak için kadın olmanın yeter şart olduğunu biliyoruz. Erkekler cinsel tacizi ve saldırıyı cahil, sapık, kültürsüz oldukları için değil, kendilerini kadın bedeni üzerinde hak sahibi gördükleri için yapıyorlar.

Başka bir ülkede, başka bir ülkeden olmak maruz kaldığımız saldırının boyutlarını ekranlardan da izlediğimiz gibi daha da artırabiliyor.
mor_igne_18ocak-061Yabancı uyruklu kadınların yazın tatil bölgelerinde, sahillerde, barlarda yaşadıkları olaylar, yeni yılda caddelere taşıyor. Günün farklı saatlerinde herhangi bir caddede, sokakta, işyerinde, okulda, evde birçok kadın sessiz çığlıklarla tacize, tecavüze maruz kalıyor.

Üstelik bütün bunlar, yılbaşında kadınların yaşadığı saldırının kayıtları gibi porno sitelerine taşınmakta. Cinsel saldırının pornografik görüntü olarak kullanılması kadınlara yönelik şiddeti beslemekte, görüntüleri yayınlanan kadınları bir kez daha mağdur etmekte, üstelik yeni saldırılara, tecavüzlere, tacizlere kapı açmaktadır. Bu görüntüleri porno sitelerine taşıyanlar hakkında zaman geçirmeksizin yasal takip başlatılmalıdır. Basın ve medya mensuplarının kadınlara yönelik şiddet ve saldırılarla ilgili kamuoyunda baskı ve farkındalık yaratacak haberler yapması çok önemlidir.

tacize_karsi_eylem-107Bu sene  “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Son”  gününde Bakan Nimet Çubukçu kadına yönelik şiddetle ilgili 40 bin polise eğitim verdiklerini açıkladı. Yılbaşında Taksim’de yaşan taciz ve cinsel saldırı olaylarında polisin aymazlığına, alakasızlığına, umursamazlığına bakılırsa Taksim’deki binlerce polisin içinde bir tane bile “eğitimli” polis yoktu!

Cinsel saldırıyı “kabahat” olarak nitelendirip 57 liralık para cezasıyla geçiştiren güvenlik sistemine biz kadınlar nasıl güvenebiliriz! Rus asıllı bir kadının tecavüz davasında yabancı uyruklu olmasını gerekçe göstererek suçluların tecavüzden değil sadece fuhuş yaptırmaktan ceza almasını sağlayan; keyfi yorumlarla tayt/kot giydi, “cilveli” konuştu, cinsel ilişkiye girmek istemediği bahaneleriyle kadınları öldüren katillere “haksız tahrik” indirimi uygulayan yargıçlar; kadına yönelik suçlarla ilgili yasaları hiçe sayarak yaptırımsız bırakan bir yargı sistemine biz kadınlar ne kadar güvenebiliriz!

Taksim’de yaşanan patriarkal vahşetin TCK’daki karşılığı nettir. 102.maddenin 3. fıkrası. Yani birden fazla kişiyle yapılan cinsel saldırı. Bu
88 suçu işleyenler için hukukun işletilmesi şikâyete bağlı değildir. Ancak buna rağmen cinsel saldırıyı yapanlar hakkında şikâyet sorulmuştur. Devletin, kadınların sokaklarda istediği saatte istediği, kıyafetle gezebilme özgürlüğünü sağlaması ve koruması gerekir. Devlet görevlileri var olan hukuku da işletmeyerek suça kayıtsız kalarak, taciz ve saldırıyı ve kadın katliamlarını teşvik etmektedir.

Kadına yönelik şiddete karşıtlığıyla övünen Vali Muammer Güler tüm bu yaşananlardan sorumludur. Bu sorumluğun gereğini yapmalı, kadınların güvenliğini sağlayamadığı için derhal istifa etmelidir! Kamusal alanda gerçekleşen taciz suçları ile ilgili kovuşturma yapılabilmesi için aranan “şikâyet” koşulu da derhal kaldırılmalıdır. Suça seyirci kalarak ortak olan, yasalarda açıkça belirtilmiş olan cinsel saldırı suçu hakkında zanlılara karşı hiçbir işlemde bulunmayarak görevi ihmal eden polisler ve emniyet amirleri görevden alınmalıdır. Yasaları erkekler lehine geçersiz kılan, cinsel taciz ve saldırıyı kabahat olarak değerlendiren yetkililer hakkında derhal soruşturma açılmalıdır.

mor_igne_18ocak-172Türkiye feminist hareketinin cinsel taciz ve saldırıya karşı sembolü olan mor iğnelerimizle yeniden sokaklardayız. Erkeklerin egemenliklerini sarsmak, bedenimize sahip çıkmak için; mücadeleyle kazandığımız TCK maddelerinin uygulanması için ve “Kadının yeri evidir “ anlayışının, kadınların üstündeki baskının ve denetimin güçlendirilmesine karşı, bu olayların takipçisi olacağız; geceleri de, sokakları da, meydanları da terk etmeyeceğiz.

Bedenimiz bizimdir

Cinsel Tacize SON!

Derleyen: Filiz Karakuş

 Bağlantılı yazılar

Mor iğne Satış Metni

Yeniden  Mor İğne!!
Filiz karakuş (feminist gazete-Mart 2008)

Mor iğneler ellerimizde
Bahar Çelik (Mor İğne Eylem Grubu’ndan)

Yorumlara kapalıdır.