‘Makbul kadın’ dayatmasına hayır!/bildiri

AKP’nin ‘makbul kadın’ dayatmasına hayır!

7 Haziran seçimlerinde biz kadınlar emeğimizi, bedenimizi ve hayatlarımızı savunmak için oy kullanacağız!

7 Haziran Genel Seçimlerine sayılı günler kala tekrar hatırlatıyoruz.

Bize çizilen makbul kadınlık sınırlarını tanımıyoruz.


Evli, mümkünse üç çocuklu, evi çekip çeviren, yatakta seksi, dışarıda hanımefendi, hamarat, çocuk ve yaşlı bakımını ‘ah’ demeden üstlenen, itaatkâr, ücretli çalışsa da ev işi ve bakım hizmetlerini ihmal etmeyen, annelik kariyerinden vazgeçmeyen, hamileyken gezmeyen, boşanmaktansa ömür boyu köleliği göze alan ‘makbul kadınlar’ olmayacağız.
‘Makbul kadın’ olmak için flörtten, kahkahamızdan, dekoltemizden, gezmemizden, kürtaj hakkımızdan, sevişmekten, kızlı erkekli oturmaktan, evlenmemekten, hemcinslerimize âşık olmaktan, erkek şiddetine karşı meşru müdafaadan, hayatımıza sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz.

Aile değil, kadınız! Anne değil, kadınız!

AKP hükümeti aile merkezli politikalarıyla kadınların, aileye ve erkeklere bağımlılığını güçlendiriyor. Yere göğe koyamadıkları çekirdek aile, kadınların ve çocukların erkek şiddetine, cinsel saldırı ve istismara maruz kaldıkları bir yer aynı zamanda. AKP sadece sistemli söylemiyle değil, kurduğu mekanizmalarla, yasalarla kadın erkek eşitsizliğini derinleştiriyor. Genel ahlak, fıtrat, aile değerleri kadınları ezmenin, güçsüzleştirmenin gerekçesi oluyor.

Hükümet ve Diyanet işbirliğiyle yürütülen evlilik ve aile danışmanlığı, kadının aileye ve erkeğe olan bağımlılığını pekiştirmeye yarıyor. Erkek şiddetini meşrulaştırıyor. Boşanmak istedikleri için kadınlar her gün öldürülürken, hükümet ‘boşanma ombudsmanlığı’ kurup boşanmaları engellemeye çalışarak kadınların can güvenliğini tehlikeye atıyor. Aile’siz kadını yok sayan politikalar, kadınların güvencesiz, istikrarsız, düşük ücretli işlerde çalışmasına neden oluyor. Bütün sosyal politikalar, bakım hizmetlerinin kadınların görevi olduğu kabulü üzerinden oluşturuluyor.
Ailenin devlete olan ihtiyaçlarını azaltan, bakım hizmetlerini kadının yüklendiği geleneksel aile, kadınlara değil erkeklere, devlete ve neoliberalizme yarıyor.

AKP’ye rağmen direniyoruz!

Kadınların fıtratında direniş var!

Çekin kirli ellerinizi üzerimizden! Bedenimize, emeğimize, kimliğimize dokunmayın!

Makbul/makbul olmayan diye kadınları bölmenize izin vermeyeceğiz.

Ne sözde eşitlik ne sözde adalet istiyoruz!

Kimseye çocuk borcumuz yok, hele hükümete hiç yok!

Ev kadınlığı en büyük kayıt dışı çalışma! Hem 7-24 durmadan, hem güvencesiz! Ne kıdem var ne emeklilik! Önce borçlarınızı ödeyin. Devletten, sermayeden, erkeklerden alacaklıyız!

Biz kadınlar; Ne itaatkârız ne sabrımız kaldı!

Hükümetin bütün engellemelerine ve biz özgür kararlar verdikçe erkek şiddetine maruz kalmamıza rağmen; Gücümüzün farkındayız!

Üç çocuk, beş çocuk doğurma baskısına rağmen, doğurmak istemiyorsak doğurmuyor, istediğimiz kadar çocuk doğuruyoruz! Emin olun, tek mesleğimiz annelik değil!

Evlenmeden çocuk yapan, boşanan kadınların sayısı giderek artıyor!

Her gün daha çok sayıda açık eşcinsel ilişki yaşanıyor! LGBTİ Hareket güçleniyor!

Siz, erkek şiddetini önleyemediniz ama kadınlar erkek şiddetine karşı direnme yollarını buluyor.

Siz, kürtaj hakkını engellemek için uğraşadurun, kadınlar güvenli, erişilebilir, ücretsiz kürtaj hakkı için sokaklara döküldü. Kürtaj haklarına sahip çıkıyor ve kullanıyor.

Feminist hareketin sözü, eylemleri kadınlarla yavaş yavaş buluşuyor. Kadınlar hayatlarını değiştirmek için çabalıyorlar.
Biz kadınlar; Hayatlarımız, özgürlüğümüz, kurtuluşumuz için mücadeleye devam edeceğiz!

Yaşasın Feminist Mücadele!

‘Makbul Kadın’ Olmayacağız!

Sosyalist Feminist Kolektif/ 15 Mayıs 2015

Yorumlara kapalıdır.