Torbadan kadınlara düşen…/Şubat-2011

torba_yasa_insert_v3_1Hepimizin bildiği gibi bugünlerde Mecliste Torba Yasa görüşülüyor. Tasarının yarısına yakın maddesi kabul edildi bile. Torba yasada yok yok! Bu tasarı, nüfusun bütün kesimlerini ilgilendiriyor. Bakalım bu torbada kadınlar için neler var:

1 – Torbadan payımıza ilk düşen şey şu: ‘Evden çalışma, çağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma’ iş olarak tanımlanıyor.

Yorum: Biliyoruz ki, üzerimizde bu kadar ev işi ve bakım yükü varken, biz kadınlar kaçınılmaz olarak böyle işlere yöneleceğiz. İşyerimizin ev olması ise, bizi bir kez daha çocuk, hasta, yaşlı bakımının yegane sorumluları kılacak. Ayrıca bu esnek çalışma biçimleri, biz kadınların güvencesiz, düşük ücretli işlere mahkum olması anlamına gelecek.

Talep: Çalışmak istiyoruz, ama esnekliğe mahkum olarak değil!
İstihdama evet, esnekliğe hayır!

2 – Bakalım torbada bizler için daha neler var: ‘Kadın ve genç istihdamını teşvik etmek için 18-29 yaşında erkek ve 18 yaşın üzerinde kadın işçi alan işverenlere İşsizlik Fonundan kaynak aktarılıyor. Bu ‘teşvik’in süresinin uzatılması ise işçilerin mesleki eğitim alma koşuluna bağlanıyor.’

Yorum: İşsiz kaldığımızda biz çalışanların güvencesi olan İşsizlik Fonu işverenin talanına açılıyor. Ayrıca mesleki eğitim zaman ve para gerektirdiği için, bu tür kurslara gidebilecek olanlar biz kadınlar değil erkekler.
Dolayısıyla ilk bakışta kadınlar açısından olumlu bir gelişme gibi görünen bu düzenlemenin bizim için bir kazanım olduğu kuşku götürür. Bunun da ötesinde, cinsiyetçi işbölümünün damgasını taşıyan mesleki eğitim kurslarında, bizlerin ‘kadın mesleklerine’ yönlendirileceğimiz aşikar.

Talep: Cinsiyetçi işbölümüne güre belirlenmeyen mesleki eğitim istiyoruz.
Teknik işlerde ücretsiz meslek eğitimi ve bu eğitimde kota istiyoruz.
İşsizlik Fonundan patronlara değil, iş arayan kadınlara prim ödeme gün sayısına
bakılmaksızın işsizlik maaşı!

3 – Torbadan çıkan bir başka ‘sürpriz’: ‘Kısmi iş sözleşmesi ile çalışan sigortalılar, çalışmadıkları süreye ait primler için borçlanabilecekler’’.

Yorum: Borçlanma bize bir ‘hak’ olarak dayatılıyor. Ayrıca, bu primlerle emekli olamayacağımız da açık. Çocukların, yaşlıların bakımında ve ev işlerinde harcadığımız karşılıksız emek için alacaklıyken borçlu çıkarılıyoruz. Ayrıca genel sağlık hizmetlerinden yararlanmak için çalışmadığımız günlerin sağlık primini ödemeye zorunlu kılınıyoruz.

Talep: Ev içindeki karşılıksız emek ortadan kalkana kadar, çeşitli vesilelerle borçlanıp prim
ödeyerek değil, sürekli ve karşılıksız sağlık güvencesi istiyoruz.
Ev kadınları için elli yaşında emeklilik hakkı istiyoruz.

4 – Torba Yasa’da ‘ebeveyn izni’ adı altında bize sunulan bakalım neymiş : ‘ Anneye, ücretli iznin bitiminden itibaren yirmi dört aya kadar, babaya ise, doğumdan itibaren yirmi dört aya kadar ücretsiz izin hakkı.’
Yorum: Cinsiyetsiz ve ücretsiz olan bu izinleri kimin kullanacağını biliyoruz: Biz kadınlar! Ayrıca, bu izni kullandığımızda özlük ve ücret haklarımızdan yoksun kalacağımızı da biliyoruz.

Talep: Erkeklerin de bu izni kullanmaları için ‘ devredilemez ücretli babalık izni’ istiyoruz!

5 – Kadınlar için torbadan çıkan bir başka ‘armağan’ daha var: ‘ Memurlara ağır hasta yakınlarının bakımı için ücretli refakatçi izni.’

Yorum: Erkeklerin bu cinsiyetsiz izni kullanmaları için hiçbir teşvik ya da yaptırım getirilmiyor. Erkekler refakatçiliği yine biz kadınlara bırakacaklar.

Talep: Parasız yaşlı bakımevleri istiyoruz
Ücretli refakatçi izninde erkek çalışana öncelik tanınmasını istiyoruz!

Sözün özü : ‘Torba Yasa’ ile bakım ve ev işi bir kez daha biz kadınların omuzlarına yükleniyor ve erkeklerden alacaklarımız artıyor. Yasayla biz kadınların değil, ailenin ve patronların çıkarları gözetiliyor. Ücretli emek alanında düşük ücretli, kısmi/yarım zamanlı, esnek çalışma koşulları altında, eşitsiz bir şekilde yer almamız kural haline getiriliyor. Sadece çalışma ve istihdam düzenimiz değil, vasıflarımız da esnekleştirilmeye çalışılıyor. Torba yasada meslek eğitimi dikkat çekici bir biçimde öne çıkıyor. Bizlerden işsiz kalmamak için her an her işi yapabilmemiz bekleniyor. Bize ‘güvenceli esneklik’ diye sunulan şey bundan ibaret. Biz kadınların ömür boyu mesleki eğitim alma koşulları olmadığına göre bu sözde güvenceli istihdamdan da yararlanamayacağımız açık.

Sosyalist Feminist Kolektif  5 Şubat 2011-Kadıköy

 

Yorumlara kapalıdır.