Mahmure’yi korumadınız, Zülfikar’ı engellemediniz!

img_5870İstanbul Feminist Kolektif 22 Temmuz Pazar saat 17.00’de Mahmure’yi korumayan, Zülfikar Bakır’ı engellemeyen Fatih Şehit Tevfik Fikret Polis Merkezi önünde eylem yaptı.

Basın açıklaması;

Kadınlar savcılıkların, karakolların gözü önünde öldürülmeye devam ediyor. Boşanmak istemesi ya da evi terk etmesi, yemek yapmaması ya da hep aynı yemeği yapması, hiç konuşmaması ya da çok konuşması, sağa bakması, sola bakması… yani kadınların öldürülmeleri için kadın olmaları yetiyor. Her gün 5 kadın öldürülüyor, yüzlerce kadın sakat kalıyor, yaralanıyor, yüz binlerce kadın şiddet görüyor.

 

Kadınlar evlendikleri, sevdikleri adamların şiddetini kader kabul etmiyor. Karşı koyuyor, çevrelerine duyuruyor, polise şikâyet ediyor, savcılıklardan koruma istiyorlar. Boşanıyor ve yeni bir hayat kurmaya çalışıyorlar. Her gün onlarca kadın şiddet sarmalından kurtulmak için adım atıyor. Ancak yine de her gün aramızdan birileri canını yitiriyor. Yanı başımızdaki kadınlar kayıp gidiyor.

İstanbul’da da geçen hafta aynı gün içinde iki kadın cinayeti birden işlendi. Mahmure Karakule Fatih’te, Zahide Feyzioğlu ise Küçükçekmece’de öldürüldüler. İki kadın da şiddet görüyordu. Mahallenin, karakolun, savcılıkların, konu komşunun, polisin bundan haberi vardı. Ancak şiddetin bilinir olması canlarını kurtarmalarına yetmedi. Çünkü hiç kimse üzerine düşeni, görevini yapmadı.

İstanbul Küçükçekmece’de, 4 çocuk annesi Zahide Feyzioğlu, eşi Çetin Fevzioğlu’ndan bir hafta içinde iki kez dayak yedi. Eşinden korkan kadın kaymakamlığa başvurup koruma aldı. Arkadaşının evinde kalan genç kadın tahminen çocuklarını görmek için gündüz saatlerinde kendi evine döndü. Ancak kapıyı açtığında karşısında eşini buldu. Çetin Feyzioğlu mutfaktan aldığı bıçakla Zahide’yi öldürdü.

İstanbul Balat’ta 19 yaşındaki Mahmure Karakule, kocası Zülfikar Bakır tarafından iki çocuğunun gözleri önünde 47 bıçak darbesiyle öldürüldü. Mahmure’nin akrabaları, kocasının kendisini öldüreceğini söyleyerek defalarca Fatih Polis Karakolu’na giden genç kadının kaale alınmadığını söylüyorlar. Son gidişinde polis memurları tarafından azarlandığı, onlardan “ağza alınmayacak laflar” işittiği de söyleniyor. İddialara göre genç kadın, cinayet günü akşam saatlerinde hem hastaneye hem de karakola telefon ederek eşinin iyi durumda olmadığını, evden götürülmesini istemiş. Ambulans gelmiş, polis gelmemiş. Karakoldan gelen olmayınca da ambulanstaki yetkililer yardım edememiş.

Tıpkı Mahmure ve Zahide’nin vakasında olduğu gibi artık kadın cinayetleri haberlerinin ayrılmaz bir parçası, kadınların şiddetten korunmadığı gerçeği! ‘Savcılığın verdiği şiddetten koruma kararına rağmen’,’Şiddet gördüğü için karakola başvurusu olmasına rağmen’, ‘Sığınma evinde kalıp bilinmeyen gerekçeyle (!) eve döndükten sonra’, ‘Katil kocanın daha önce şiddet gösterdiği için uzaklaştırma kararı almasına rağmen’ cümleleri haberlerden eksik olmuyor.

Bakan Fatma Şahin tarafından kadın örgütlerinin görüş ve taleplerine yer verilmeden yasalaştırılan yeni şiddet yasasının da kadınların can güvenliğini korumaya katkısı olamadı. Kadınlar savcılıklara, karakollara başvurdukları halde öldürülüyor.

Bugün buradayız. Mahmure’nin katili Zülfikar Bakır’ı engellemeyen, gelen ihbar telefonlarını ciddiyetle değerlendirmeyen Fatih Şehit Tevfik Fikret Erciyes Polis Merkezi önündeyiz!

Mahmure’nin katledilmesinden siz de sorumlusunuz diyoruz ve tüm yetkililere tekrar sesleniyoruz. 14 yaşında çocuk gelin olan, sürekli şiddete maruz kalan Mahmure’nin ölümünden, korumadığınız yüzlerce kadının ölümünden siz sorumlusunuz.

Kadınların can güvenliğini sağlamak yerine anneliği dayatan, kürtaj yaptırmalarını, sezaryen yaptırmalarını engelleyerek kadınlara karşı ideolojik savaşlarla oyalanan, kadınlar için ölüm, şiddet, baskı ve eşitsizlik yuvası olan evlilik ve “aileyi” yücelterek onların can güvenliğini hiçe sayan sizler, günde 5 kadının ölümünden sorumlusunuz.

Yasakçı, denetçi gündemlerle kadınlara, haklarına saldırmak yerine artık görevinizi yapın. Kadın katillerinin suç ortaklığını bırakın!

Herkese, öncelikle bütün kadınlara sesleniyoruz ve diyoruz ki: sizler de çevrenizde, mahallenizde bir şiddet tanıklığı yaparsanız, bu konuda bir şey yapmak için çabalayın. Dayanışma gösterin, karakolların, savcılıkların görevini yapıp yapmadığını takip edin. Görevini yapmayan, kadınların can güvenliğini hiçe sayanlara karşı gücümüz birlikteliğimizde, kadın dayanışmasında. Şiddete, kadın cinayetlerine seyirci kalmayalım. Seyirci kalan yetkilileri, mercileri takip edelim, görevini yapmayanlara sorumluluklarını hatırlatalım, kadın cinayetlerine hep birlikte karşı duralım, son verelim.

İstanbul Feminist Kolektif / 22.7.2012
feministler@gmail.com

Yorumlara kapalıdır.