İstanbul Feminist Kolektif

Biz kimiz?

Kadın cinayetlerini “politik cinayetler” olarak görüyoruz. Çünkü her şeyden önce, bize göre ne şiddet, öznesi belirsiz, cinsiyetsiz bir olgu, ne de kadınlara karşı şiddete başvuranlar, bunu hasta, sapık, eğitimsiz oldukları için yapıyorlar… Kadınlara yönelik şiddet, düpedüz, kadınları baskı altında tutmaya devam etmek için kullanılan bir “erkek şiddeti” aracı, erkek egemenliğini ayakta tutan mekanizmaların başlıcası. Kadın cinayetleri; kadınların bedenleri, cinsellikleri, kimlikleri, emekleri, hayatları erkeklerin tasarrufunda addedildiği için bu kadar yaygın; mahkemelerde, karakollarda, yasalarda kendine bu kadar güçlü dayanaklar bulabiliyor. Erkek şiddeti; dayaktan, tacizden, tecavüzden, intihar ettirmeden geçerek kadın cinayetlerine kadar varıyor.

Biz kadınlar, on yıllardır katliamlara, cins olarak kıyılmamıza karşı mücadele ediyoruz. Aile meclisi kararı ile öldürülen Kadriye Demirel’in cenazesini 2002 yılında biz kadınlar kaldırdık. Yine 2002 yılında Mardin’de tecavüz sonucu hamile kalan Şemse Allak, aile meclisi tarafından recm cezasına çarptırılmış, ağabeyleri tarafından sopa ve taş yağmuruna tutulmuştu. Şemse’ye hastanede 6 ay boyunca yine kadınlar sahip çıktı. Şemse’nin de cenazesini kadınlar kaldırdı.

Güldünya Tören, Ayşe Yılbaş, Sevim Zarif, Pippa Bacca, Canan Akbulut, Satı Korkmak, Demet Eygi… Gücümüz yettiğince kadın cinayeti davalarını takip ettik, ediyoruz. Müdahillik talepleri verdik, veriyoruz. Takip ettiğimiz davalarda haksız tahrik indirimi yapılmasın diye uğraştık. Başardık. Kadın cinayeti davalarında erkeklik indirimine denk düşen haksız tahrik indiriminin uygulanmaması için mücadele ediyoruz.

Öldürüldükten sonra katillere haksız tahrik indirimi yapılmamasını istiyoruz ama öncelikle
ö l d ü r ü l m e  i s t e m i y o r u z.
Erkeklerin sevgisinin her gün 3 kadın öldürmesine karşı, ölmeden korunmak istiyoruz. Şiddet gördüğümüzde kalabilecek yer, hukuki destek istiyor, karakol ve sığınma evlerinden katillerimizin yanına gönderilmek istemiyoruz.
Katiller, baba, koca, sevgili, ağabey, kardeş, … Katiller hanemizde.
Katiller mühendis, doktor, işçi, işsiz… Katiller Kürt, Türk, Laz, Çerkez… Katiller genç, yaşlı… Ortak noktaları erkek olmaları… Erkek kadını katlettiğinde devlet, medya, yargı, polis hepsi erkeklikte birleşiyor, kadın cinayetlerine suç ortağı oluyor.

Bugün Türkiye’nin birçok ilinde çeşitli kadın örgütlerinin katılımıyla kadın cinayetlerine karşı platformlar mücadelelerini sürdürüyor. Biz de İstanbul’da ‘İstanbul Feminist Kolektif’ olarak “Kadın Cinayetlerine İsyandayız” diyoruz.

İstanbul Feminist Kolektif’in kadın cinayetlerine karşı kampanya çalışmalarını, bağımsız feministler, Amargi, Filmmor, Kadav, Mor Çatı, Sosyalist Feminist Kolektif, Mediz ve Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği’den kadınlar olarak yürütüyoruz.

Tüm kadınları kampanyamıza destek olmaya, dayanışmaya davet ediyoruz.

Yorumlara kapalıdır.