Ayşe Yılbaş’ın katili tahliye peşinde!

meri-yazAyşe Yılbaş’ın 15 kurşunla öldürülmesinden tam 4 yıl sonra yeniden başlayan davanın ilk duruşmasında, Hüseyin Özmen, davayı izleyen feministlerin, müdahil olan avukatların kendisine hakarette bulunduğunu iddia ederek duruşmaların sesli ve görüntülü yapılmasını ve kadın örgütlerinin baskısıyla basında aleyhinde haberler yapılarak mahkemenin baskı altına alınmaya çalışıldığını iddia ederek de bu yöndeki yayınların durdurulması için karar alınmasını talep etmişti. Mahkeme heyeti Hüseyin Özmen’in taleplerini reddetmiş. Barodan bir avukat atanması kararını almıştı.

‘İnsan hakları savunucusu’ olarak çeşitli davalarda sözcü olan Bahri Belen’in avukatlıktan istifa dilekçesinde kadın cinayetlerinde katillerin tarafında olup katiller için aşk indirimi ve haksız tahrik indirimi istemenin sorun olduğunu anladığına ilişkin bir ibare yok. Kamuoyuna bir açıklama da yok. ‘görünen lüzum üzerine…’ avukatlığı bırakmış.

‘Görünen lüzum’un ne olduğunu Ayşe Yılbaş’ın katili açıklıyor. ‘Avukatımı taciz ettiler, mesleki itibarını zedelediler, iş hayatını etkilediler… Ben de azlettim.’

20 Mart’taki duruşmada Baronun atadığı avukatı işlevsiz kılarak kendi davasını kendi kuran katil, davayı uzatmak, davadan daha az cezayla kurtulmak ve Ayşe Yılbaş’ın hayatını yağmalamak için mahkemeyi dilekçe bombardımanına tuttu.

‘Mahkeme heyetini taraflı olduğu gerekçesiyle reddetmek’, ‘Ayşe Yılbaş’ın sevgilisi olduğunu ispat etmek için verdiği tanık listesinin dinlenmesi talebi’ ‘ Ayşe’nin telefon kayıtlarının çıkarılması’, ‘Sabah gazetesine demeç veren Meric Eyüboğlu, Filiz Karakuş, Yasemin Öz hakkında suç duyurusu’, ‘ Küçükçekmece 1. Sulh Ceza mahkemesi’nden 25 adet dosyanın istenmesi’, ‘Kücükçekmece Cumhuriyet Savcılığı’ndan ve ‘Burdur Aile Mahkemesi’nden dosya istenmesi’…

Katil Hüseyin Özmen’in verdiği dilekçelerden biri ise hepimizi dehşete düşürdü. Hüseyin Özmen, Ayşe Yılbaş’ın öldürüldüğü sırada hamile olduğunu, dolayısıyla bunun tespiti için cesedinde otopsi yapılmasını talep ediyordu.

Mahkeme Heyeti bir kısım talebi reddetti. Bir kısmını kabul etti. Bir kısmının değerlendirmesini ise bir sonraki duruşmaya bıraktı. Ayşe Yılbaş davasında yerel mahkemenin kararını kısa sürede vermesini ve Katil Hüseyin Özmen için daha önce verdiği cinayeti planlı işlediği kararında ısrar etmesini bekliyoruz.

Cezaevinde hukukçu kesilen, erkek adaletin ve hukukun tüm boşluklarını kendi lehine kullanmaya çalışan Hüseyin Özmen’in amacı bu davanın 5 yıl içinde bitmesine engel olmak. Tahliye olmak istiyor. Ağır Ceza mahkemelerinde azami tutukluluk süresi ise 5 yıl.
Hüseyin Özmen’in tahliye edilmemesi için davanın kısa zamanda bitirilmesi gerekiyor.
Bu davada soruşturmanın genişletilmesi için uğraşmak, Hüseyin Özmen’in belki ‘avukat’ına da danışarak her duruşmada yeni dilekçelerle duruşmaya katılmasına karşı durmak, erkek adalet değil gerçek adalet talebimizin bir parçası.
Ayşe Yılbaş davasının bir sonraki duruşması 13 Nisan 2012 Saat:10.00’da. Yer. Çağlayan Adliyesi.
İstanbul Feminist Kolektif davayı takip ediyor.

Yorumlara kapalıdır.