Herkesin bildiği sırrı bütün Yeldeğirmeni duydu!

yeldegirmeni_kadin3Başak Biner

Kadıköy Yeldeğirmeni’nde yaşayan kadınlarla birlikte yaptığımız eylem hazırlığında geceleri biz, kadınların ne kadar da sokaklarda olamadığımızı farkettim. Elbette bunu biliyordum, ama durumun bu kadar vahim olduğunu hiç anlamamışım.

7 Eylül Cumartesi akşamı, ertesi gece Yeldeğirmeni’nde sokak tacizlerine karşı yapılacak eylemi örgütlemek için dışarı çıktık. Mahalledeki kadın arkadaşlarla, gece on birden sonra eylem duyurusunu yaptığımız el ilanlarını dağıtmak maksadıyla rıhtımdan yukarı çıkan sokağın başında yaklaşık bir saat bekledik. Ve karşılaştığımız durum şu oldu: Geceleyin sokakta yalnız yürüyen kadın yok. Bir saat süresince sokağa giren erkek sayısı yüz iken, tek başına giren kadın sayısı iki- üçü geçmedi. Tek tük yanında erkek olan kadınlar da geçti. Bahsettiğimiz yer Kadıköy’ün göbeği. Meğer biz istediğimiz saatte eve tek başına dönerken epey radikal bir eylem yapıyormuşuz. ‘Tekin olmayan’ rıhtım caddesinden mahallenin içine doğru yürümeye karar verdik. Yolda giderken altı kadın olmamıza rağmen, tek başına yürüyen pek çok erkeğin sözlü tacizine maruz kaldık. Kalabalık olmamız, onların tacizine engel olmamıştı.  Altı erkek bir arada yürüyor olsaydı, tek başına olan bir erkek, bu altı erkeği taciz edebilir miydi?

Daha sonra mahalle içinde bir yere giderek  kapanmış bir Tekel’in önünde yere oturarak bira içtik, altı kadın. Kendimizce bu bir eylemdi: sokakta, mahalle içinde kadın kadına bira içmek. Tabii yoldan geçen erkekler ‘Siz ne sevimlisiniz’ bakışı attı. Biz, kadınlar ise sokakta bira içen adamları gördüğümüzde başımızı öne eğip hızlıca uzaklaşırız. Yanımızdan geçen kadınlara gülümsediğimizde, ancak yanımıza gelip sohbete başladılar. Bazıları bize katıldı. Elbette, az önce yaşadıklarımızı sokaktan geçen kadınların en az yarısı yaşamıştı.

8 Eylül Pazar günü Yeldeğirmeni’nde yaşayan kadınlar, ve bizi desteklemeye gelen feminist arkadaşlarla, Deniz Otel’in önünden mahalle yürüyüşümüze başladık. Tacizi bize saklattıran sisteme inat, tacizi yüksek sesle haykırdık. Mahallede aynı tacizi yaşayan, tacizciyi çok iyi tanıyan kadınlar bize camdan destek verdi. Kimisi evden çıktı, ve bize katıldı. Herkesin bildiği sırrı bütün Yeldeğirmeni duydu. Normalde  önünden geçerken kafamızı eğmek, eteğimizi düzeltmek zorunda kaldığımız, kahvehanelerde oturan adamlar, bu sefer bize şaşkınlıkla, gizli bir korkuyla bakakaldı. İskele sokağı’nda sembolik bir taciz nöbeti yaptıktan sonra eylemimizi sonlandırdık. Eylemimiz şimdilik sembolik idi, ama tacizler devam ederse, kar, kış, soğuk demeden daimi nöbete geçebiliriz.

Yorumlara kapalıdır.