“Kocam çok sinirli”


Feminist Politika, yalnızca politik sözümüzü oluşturmanın ve yaygınlaştırmanın değil, feminizm üzerine düşünmenin de adresi bizim için. Elinizdeki sayı, daha önceki sayılarımızdaki feminizm tartışmalarını içeren dosyaların bir devamı sayılabilir bir anlamda....
Devamını oku
Sosyalist Feminist Kolektif, erkek şiddetine karşı 'Mor nokta' bülteninin Ocak-Şubat 2012 sayısını çıkardı. Bu ayın gündemi İsyan(dayız)! politikası Erkek şiddeti, “yakinim olur”sa… “Kocam çok sinirli” Aile sever Bakan ile işimiz çok zor… Kadının beyanı esastır! Fatma Şahin...
Devamını oku
Şefika Etik, Türkiye'de her gün öldürülen kadınlardan biri. 6 Ekim 2011 tarihinde boşanmak istediği kocası tarafından öldürüldü. Kamuoyu onu Habertürk'ün medya şiddeti olarak tanımladığımız, sürmanşetinde yayınladığı, sırtından bıçaklı fotoğrafıyla tanıdı. Şefika...
Devamını oku
Cemre Baytok Manisa’da kocası İbrahim Etik tarafından 6 Ekim 2011’de öldürülen ve Habertürk gazetesinin cesedini alenen ve ikinci kez mağdurlaştırarak sürmanşetten yayınlamasıyla gündeme gelen Şefika Etik’in davası 23 Ocak’ta başladı. İstanbul...
Devamını oku
Ankara Barosu tarafından düzenlenen “Uluslararası Hukuk Kurultayı”na konuşmacı olarak katılan, Muğla Barosu Başkanı Mustafa İlker Gürkan Ankara Kadın Platformu üyesi kadınlar tarafından protesto edildi. Fethiye’de devam etmekte olan “toplu tecavüz davası”...
Devamını okuFeministler, kadın örgütleri '4320 sayılı ailenin korunması hakkında kanun'un erkek şiddetini geriletecek, erkek şiddetine karşı kadınları güçlendirecek şekilde değiştirilmesi için yıllardır mücadele ediyorlar. Yasanın mantığının aileyi korumak için değil şiddet...
Devamını oku
Mehtap Doğan 23 Ekim ve 9 Kasım tarihlerinde Van’da iki büyük deprem yaşandı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ilk depremin şiddetini 6,6 olarak duyurdu, ancak daha sonra büyüklüğü 7,2 olarak güncellendi....
Devamını oku
Aksi İspatlanıncaya Kadar, Kadının Beyanı Esastır! Tecavüzcü, Suçsuz Olduğunu Kanıtlamalıdır.
Bu konuda kısa yazmak çok zor… Nereden başlasam, başlamadığım yerde eksik kalıyor...
Bir kadın size “tecavüze uğradım“ diye gelebilirse, ilk sözünüz ne olur? “Ama, sen de, keşke!”diye kadını suçlamadan, yargılamadan elinden tutup karakola gider misiniz? Hanginiz ilk önce tacizciyi suçlar, “Ne olursa olsun tecavüz etmeye hakkı yoktur.” dersiniz?
Kadın Cinayetlerine Karşı İsyandayız Kampanyası’na başlarken, belirlediğimiz hedeflerle bir noktaya geldik; bazı tespitlerimizle birlikte kampanyanın sözünü farklılaştırma ihtiyacı ile kampanyanın yeni yöneliminin ne olacağına dair bir feminist forum düzenledik. Forumda, erkek şiddeti ve kadın cinayetlerinin artışıyla ilgili paylaştığımız fikirlerimizle ilgili henüz ortak bir değerlendirme yapamadık. Kadın cinayetleri gündemleşirken; hükümetin aileyi kurtarma politikasına karşı, kadını esas alan feminist politikanın güncellenmesi ve sözünü farklılaştırma ihtiyacı hâlâ sürerken, kampanyaya dair bazı değerlendirmeleri toparlamaya çalışacağım.

Önce “N.Ç”yi evlatlık alıp, “bizim kızımız” ilan eden, hemen sonrasında 11 yaşında “evlilik dışı” hamile olan çocuğun “17 yaşında” olduğunu açıklayan ve “Ağrı valisini arayıp mahkemenin hızlanması ve doğumdan önce resmi nikahın kıyılmasını isteyen” Fatma Şahin’in, “kadın”ın değil, “aile”nin bakanı olduğunu ne zamandır söylüyoruz.
Ama feminist hareket içinde böyle düşünmeyenlerin; Fatma Şahin’in mevcut hükümette bu bakanlığa getirilebilecek en iyi isim olduğunu, ona bir şans vermek gerektiğini söyleyenlerin sayısı da hiç az değil.