İşyeri mutfağındaki iş gerilimi de, ya evdeki ne?

mutfak cadıları Temmuz 2011

Mutfak ve servis çalışanlarında iş gerilimi ve nedenlerini irdeleyen bir araştırma yayımlanmış. ***

İş geriliminin önemli sağlık sorunlarına yol açan bir etmen olarak kabulünden yola çıkan çalışmada 77 mutfak çalışanı değerlendirilmiş ve 20’sinde iş gerilimi yüksek bulunmuş.

Gelir düşüklüğü ve süregen hastalık varlığının da iş gerilimini anlamlı derecede artırdığı saptanmış ve iş geriliminin koroner kalp hastalıkları, kas iskelet sistemi hastalıkları, depresyon gibi hastalıklarla ilişkili olduğu gösterilmiş. Yüksek düzeyde iş yükünün, düşük düzeyde karar serbestliğinin ve sosyal desteğin olmaması durumunun hastalıkla sonuçlanan iş gerilimi riski oluşturduğu bulunmuş.

Katılımcıların % 78’i yaşadıkları evin tek çalışanı ve aylık ortalama gelirleri 553 TL. Zor geçindiklerini belirtenlerde iş gerilimi anlamlı olarak yüksek bulunmuş, iş gerilimini belirleyen en belirgin etmen, geçim ve gelir durumu olarak saptanmış. Çalışmanın bir diğer önemli saptaması, iş yerinde algılanan eşitsizliklerin iş gerilimini artırıyor olması. ***

Mutfak ve servis çalışanlarında iş gerilimi ve nedenlerini irdeleyen bir araştırma yayımlanmış. ***

İş geriliminin önemli sağlık sorunlarına yol açan bir etmen olarak kabulünden yola çıkan çalışmada 77 mutfak çalışanı değerlendirilmiş ve 20’sinde iş gerilimi yüksek bulunmuş. Gelir düşüklüğü ve süregen hastalık varlığının da iş gerilimini anlamlı derecede artırdığı saptanmış ve iş geriliminin koroner kalp hastalıkları, kas iskelet sistemi hastalıkları, depresyon gibi hastalıklarla ilişkili olduğu gösterilmiş. Yüksek düzeyde iş yükünün, düşük düzeyde karar serbestliğinin ve sosyal desteğin olmaması durumunun hastalıkla sonuçlanan iş gerilimi riski oluşturduğu bulunmuş.

Katılımcıların % 78’i yaşadıkları evin tek çalışanı ve aylık ortalama gelirleri 553 TL. Zor geçindiklerini belirtenlerde iş gerilimi anlamlı olarak yüksek bulunmuş, iş gerilimini belirleyen en belirgin etmen, geçim ve gelir durumu olarak saptanmış. Çalışmanın bir diğer önemli saptaması, iş yerinde algılanan eşitsizliklerin iş gerilimini artırıyor olması. ***

Mutfak çalışanlarının hem emek piyasası koşullarından hem de mutfak çalışmasının kendine özgü zorluklarından doğan iş geriliminin değerlendirildiği bu önemli araştırma aynı zamanda mutfak çalışanlarının % 93.5’inin erkek ve evli olduğunu da göstermekte. ***

Yemek pişirmenin kadınların doğal ve asli görevi kabul edildiği evlerin aksine, işyeri mutfak aşçıların hemen tamamının erkek olması tesadüfle açıklanabilir mi? Biz biliyoruz ki, ev içinde ‘’kadın işi’’ olarak nitelendirilen işler, eğer piyasada güvenceli ve gelir getirici ise erkekler tarafından yapılırlar. Aşçılık bunlardan en belirgin olanıdır ve piyasada kadın aşçı yok denecek kadar azdır. ***

Şimdi, dilerseniz bir de araştırmaya konu olan mutfak çalışanı erkeklerin evlerindeki mutfaklara bakalım: ***

Ortalama 553 TL gelirle geçinmek zorunda olan erkek çalışanların evlerindeki mutfaklarda çalışanların kadınlar olduğu görülecektir. İşleri sadece yemek pişirmek değil, aynı zamanda çocuklara ve varsa hasta veya yaşlı aile büyüklerine bakmak, çamaşır, ütü, temizlik, bulaşık gibi ev işlerini yapmak, söz konusu kısıtlı parayla evin tüm ihtiyaçlarını temin etmeye çalışmaktır. ***

Haneye giren kısıtlı para ile ‘’idare’’ etmek kadınlara düşer ve bu, sırtlarındaki görünmez emek yükünü bir kat daha artırır. Pazardan artık sebze ve meyveler toplanır, bayat ekmek alınır, bazı yiyecekler evde üretilir, elektrik ve su ‘’idareli’’  kullanılır, tv programlarından ve komşulardan sağlık tavsiyeleri alınır, çocuk okul kitap ve giysileri başkalarından temin edilir, dantel, elişi ve başka mutfaklar için yemek yapıp satılır. Ancak bunlar kendileri tarafından bile  ‘’iş’’  olarak tanımlanmaz. Olsa olsa  ‘’eve katkı‘’ dır. Çeşitli kuruluşların dağıttığı yardımları kabul etmek erkekler için evi geçindirememek anlamına geldiği için, bu görev de kadınlara düşer. Kadınların dışarıda çalıştıkları durumlarda bile % 62.3’ünün kayıt dışı çalıştığı düşünüldüğünde, ev içinde karşılıksız emek harcayan kadınların sosyal koruma dışı kalmalarına, emeklilik ödemesi gibi güvencelerden yararlanamamalarına yol açacağı aşikârdır.

İşyerinde algılanan eşitsizliğin, iş gerilimini arttıran en önemli faktör olduğu saptamasının hane mutfakları için de geçerli olduğunu söylerken, evdeki ikincil konumunun, kadınlara şiddet olarak yansıdığını ve ev emeğinin şiddetle denetlendiğini de vurgulamak gerekir. ***

Hane içindeki kadınların iş gerilimini, sağlık sorunlarını ve şiddeti dile getirmemek, ev içi emeğin görünmezliğini pekiştirecektir. ***

Kadınların kurtuluşu ise ev içi görünmeyen emeğin sesini yükseltmesi ile mümkün olacaktır. ***

Yorumlara kapalıdır.