Patriyarkanın kabusu Nevin’lerin çoğalmasıdır!

kadinlardan-taksim-de-kurtaj-protestosu-3923864_2114_oCandan Dumrul

“Isparta’nın Yalvaç ilçesinde yaşayan Nevin Yıldırım isimli kadın kendisine silah zoruyla tecavüz ettiğini ve tecavüz görüntülerini yayınlayacağını söyleyerek kendisini tehdit ettiğini ileri sürdüğü Nurettin Gider’i önce av tüfeğiyle vurdu, sonra da başını kesip bir çuvala koyarak köy meydanına getirdi.

‘Arkamdan konuşmayın. Namusumla oynamayın. İşte namusumla oynayanın kellesi’ diyerek kesik başı köy meydanına atan kadın tutuklanarak cezaevine kondu.”

Yukarıdaki cümle ana akım medyada Nevin Yıldırım olayının en insaflı anlatımlarından biridir. Olayı daha magazinel kılmak için Nevin’in adamla “ilişkisi olduğunu” ileri sürenler olduğu gibi, tecavüzü hepten yok sayıp “aralarında yaşanan tartışma sonucu” Nevin’in canileştiğini yazmaktan çekinmeyenler de var.

Haberin ne şekilde verildiği ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte, asıl mesele medyanın ya da toplumun bu olaydaki tecavüz gerçeğini neden ısrarla yok saymaya, perdelemeye, “aslında tecavüz değil, ilişkiymiş” demeye çalıştığıdır. Neden gündüz kuşağı kadın programlarında Nevin’in yaşadığı travma, kadınları tecavüz karşısında çaresiz bırakan mekanizma değil de, maktulün yakınlarının “ilişki vardı” iddiaları yer bulmaktadır? Varsayalım ki aralarında ilişki vardı ve Nevin başka saiklerle öldürdü. Size ne bundan!

Bunca kadın kocaları tarafından öldürülürken erkeklerin neden öldürdüğünü hiç sorgulamayan, suçu kadında arayan, kadın katillerinin “namusum için öldürdüm” beyanına koşulsuz şartsız itibar eden ve onlara kol kanat geren ikiyüzlü topluma ne Nevin’in neden öldürdüğünden! Siz ne zamandır önemsiyorsunuz ki cinayetleri şimdi gündeminiz oldu? Onca kadın öldürülürken neredeydiniz hepiniz? Neden Nevin’e karşı bu kadar acımasızsınız? “Namusu” için öldüren erkek bu kadar muteberken, “namusu” için öldüren kadına karşı neden böylesi bir linç başlattınız? Nevin tecavüze uğrarken sesi çıkmayan, bunu kahve muhabbetlerine konu alan ey ahali neden Nevin’in ailesinin evini kundaklamaya, ailesini dışlamaya çalışmaktasınız? Yoksa???

Yoksa Nevin Yıldırım ve onun alışılmışın dışındaki karşı duruşu, patriyarkal sistemin egemeni erkeklerde, her ezilenin direnişinin ezende yarattığı öfke, korku ve yok saymaya benzer bir tepki mi yaratmıştır? Yani Nevin yargıya başvursa, tecavüzü ispatlamak için kendini paralasa, sonunda rızası vardı dense ve tecavüzcü beraat etse hiçbir tepki vermeyecek olanlar; Nevin bu etkisiz ve sonuçsuz olacağı baştan belli bu yola girmediği, adaletini kendisi tesis etmeye çalıştığı ve bunu tecavüzün örtülü ortaklarının yüzüne vurduğu için mi bu kadar kızgınlardır ona?

Şu çok açık ki; Nevin, evini kundaklayanların, kocasını işten atıp ailesini o köyde barındırmayanların canını sıkmıştır. Tecavüzcü erkeklere “ayağınızı denk alın” mesajı verirken, tecavüzü yok sayan, bunu meşru ve olağan karşılayan “ahlaklı topluma” da masum olmadığını hatırlatmıştır. Nevin düzene çomak sokmuştur. Bunu da öyle tumturaklı laflarla, berrak bir farkındalıkla yapmamış; içsel bir tepki ve kaşı çıkışla tecavüzcüyü cezalandırmış, potansiyel tecavüzcülere de gözdağı vermiştir.

Eminim ki Nevin bunu yaparken, başka kadınların da ev içinde ya da dışında benzer şiddete ve ezilme biçimlerine maruz kaldıklarını düşünmemiştir. O yaşadıklarından yola çıkarak, kendiliğinden bir cins bilinci geliştirmiş ve bunun tepkiselliği ile ezen özneyi yani erkeği ortadan kaldırmıştır. Nevin’in deneyimi, özel olanın politik olduğu tespiti ile yürüteceğimiz kadın kurtuluş mücadelesi açısından büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu tekil örnek karşısında bile nasıl örgütlü bir partiyarkal tepki verildiğini hep birlikte gördük. Ataerkil sistemi ve onun egemeni erkekleri korkutup, Nevin’e karşı cephe aldıran ise; bu yaşananın, tekil bir deneyim olmaktan çıkıp, kadınlar açısından kolektif bir bilinç ve mücadeleye dönüşmesi ihtimalidir. Yani asıl korku bu kendiliğinden bilincin, kadınların ortak tavrına dönüşmesine ilişkindir. Bu bağlamda patriyarkanın en büyük kabusu, Nevin’lerin çoğalması ve ataerkinin en etkili baskı ve sömürü aracı olan eril şiddetin karşıtının doğup meşrulaşması, bunun kadın kurtuluş mücadelesinin geç kalmış fişeği olmasıdır. Zira erkek şiddeti üzerinden yükselen patriarkal sistem, bu baskı aracından bağımsız varlığını sürdüremez.

Yorumlara kapalıdır.