Haberler-Duyurular

önceki sonraki

'Koşarken Yavaşlar Gibi' 2. baskısıyla yeniden...

'Koşarken Yavaşlar Gibi' 2. baskısıyla yeniden...

Şöhret Baltaş'ın ilk baskısı 2007'de yapılan Koşarken Yavaşlar Gibi adlı romanının ikinci baskısı Agora Kitabevi'nden çıktı. Arkadaşlığın ve yoldaşlığın kadınca hali...   Koşarken Yavaşlar Gibi, birbirine hem benzeyen hem farklı beş genç kadının...

Devamını oku

Kadın avukatlardan Barolar Birliği'ne çağrı...

Kadın avukatlardan Barolar Birliği'ne çağrı...

250 kadın avukattan Türkiye Barolar Birliği'ne çağrı var... 'Fethiye davası karar duruşması öncesinde yaptıkları açıklamaları düzeltmeye ve/veya geri çekmeye çağırıyoruz. ' Türkiye Barolar Birliği 18.04.2012 tarihinde Muğla Baro Başkanı Mustafa İlker Gürkan’ı sahiplenen...

Devamını oku

Tek başıma başedebilir miyim kendimle?

Tek başıma başedebilir miyim kendimle?

Özgür Can Sunata yazdı Benden bir beden çıktı...Demeden, yemeden, etmeden olmaz..Bir kocaman başarısızlık çöktü sütüme, göbeğime, kıçıma. Hadi diyorum takma boş ver yürü yolda. Su aksın bulsun yolunu... Olmuyor.Bu aptal analık nerden kaçtı...

Devamını oku

Londra 2012 Olimpiyatlarına Suudi Arabistanlı Kadınların katılımı için imzala!

Londra 2012 Olimpiyatlarına Suudi Arabistanlı Kadınların katılımı için imzala!

İnsan Hakları İzleme Örgütü arastırmacısı Christoph Wilcke Suudi Arabistanlı kadınların 2012 Londra Olimpiyatlarına gönderilmemesi ile ilgili bir rapor yayınlamıştır.

Devamını oku

26 Mayıs'ta 'tecavüz'ü tartışıyoruz

26 Mayıs'ta 'tecavüz'ü tartışıyoruz

Feminist Politika 14.sayı dosyasını;"Tecavüz: Şiddet, ceza, 'cinsellik'" konusunu tartışmak için 26 Mayis Cumartesi günü  saat 14.00'de SFK'de buluşuyoruz. Okur toplantısı öncesi SFK tanışma kahvaltısı ise saat 12.00'de.. İstanbul'da, Feminist Politika...

Devamını oku

Şefika Etik'in katiline ağırlaştırılmış müebbet...

Şefika Etik'in katiline ağırlaştırılmış müebbet...

  Manisa 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 4.duruşmasında çıkan karar sonucunda Şefika’nın katili İbrahim Etik ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı.

Devamını oku

SFK tanışma kahvaltısı 26 Mayıs'ta

SFK tanışma kahvaltısı 26 Mayıs'ta

Sosyalist Feminist Kolektif'i tanımak ve Sosyalist Feminist Kolektif' üyeleriyle tanışmak isteyenlerle 26 Mayıs Cumartesi saat 12.00'de SFK mekanında  buluşuyoruz. Beraber kahvaltı ediyoruz. Sonrasında da Feminist Politika 14.sayı dosya konusu olan 'Tecavüz' üzerine...

Devamını oku

'Erkek şiddetine karşı Mor Nokta' Mayıs-Haziran 2012 çıktı!

'Erkek şiddetine karşı Mor Nokta' Mayıs-Haziran 2012 çıktı!

1 Tecavüz suçunda 'kadın ceza hukuku'...  Deniz Bayram 2 Bakanlık suçtan zarar görüyor mu?  Candan Dumrul 3 Erkek Şiddetine Karşı Mor Nokta-Haberler  4 Cezaevinde taciz davası... Fatoş Hacıvelioğlu 5 “Hayır”sız, “Yardım”sız, Feminist Dayanışma… Fatma Mefkure 6 Erkeklere, tecavüz etmemeyi ‘öğretin’… Filiz Karakuş

Devamını oku

Samsun’da kadınlar şiddete karşı buluştu

Samsun’da kadınlar şiddete karşı buluştu

Samsun Kadın Buluşması bileşenleri, boşanmak istediği Mustafa Çon tarafından 24 Nisan’da 8 yerinden bıçaklanan Sevim Çon’a destek için olayın yaşandığı yerde biraya geldi. Samsun’da Nisan ayında Birsen Candan ve Fikriye...

Devamını oku

Van’daki kadın aktivistlerin gözaltına alınmasına tepkiliyiz!!

Van’daki kadın aktivistlerin gözaltına alınmasına tepkiliyiz!!

Biz aşağıda adları yazılan kadın örgütleri Van’da 4 Mayıs günü hava daha ağarmadan apar   topar gözaltına alınan 12 kadın aktivist arkadaşımızın gözaltına alınmasına ve göz altıların  biçimine tepkiliyiz. - Kadın...

Devamını oku
Yazdır
PDF

AİLE_niz_DE kadın var mı?

Sosyalist Feminist Kolektif/Haziran 2011

Seçimlere giderken
AİLE_niz_DE kadın var mı?

2011 seçimlerine giderken her gün en az 3 kadın öldürülmeye devam ediyor. Hükümet ise kadın erkek eşit değildir ve kadının asıl yeri ailedir anlayışıyla politikalar üretmeyi sürdürüyor. Son olarak Kadın Bakanlığı’nı kaldırıp yerine Aile Bakanlığı kurmak istemesi de bu anlayıştan kaynaklanıyor.
Seçimler aracılığıyla dile getirilen programlar, kadınlara dayatılan koşulların daha da katmerlenerek süreceğini gösteriyor. Seçim için ringlere çıkan iktidar ve muhalefet liderlerinin onca vaadleri arasında kadınlara yönelik erkek şiddetine ve kadınların karşılıksız emeklerine dair tek söz duymuyoruz. Kadınlar, gizli özne olduğu kaset skandallarından fırsat kalırsa eğer, bu seçim sürecinde ancak partilerin aile programlarında kendilerine yer bulabiliyorlar.

Kadın’ın yeri diyerek; Türk aile yapısı, Aileyi Koruma Kanunu, Aile Sigortası, Kutsal aile, aile değerlerimiz, aileye bağlılık, ailem için, canım ailem, önce aile, aileadına vb gibi tanımların arasında görünmezleştiriliyoruz.
Kadın diyerek; Karı, hanım, eş, anne, analarımız, nine, abla, kızkardeş, hatun, aile, kızlarımız, kadınlarımız, teyze, hala, anneanne, babaanne, kimlikleriyle anılıyoruz.

İktidar partisi AKP ve ana muhalefet partisi CHP’nin programlarında da kadınlar “birey“ olarak kabul edilmiyorlar. Bu programlarda, “kadın„ yerine, biraz anne, bir tutam eş, bedeni ve emeği aile içinde iç edilen biri var. Satır aralarında hitap cümlesi olarak ya “kadınlarımız” ya da” hanımlar” deniliyor.

Biz feministler, Türkiyeli kadınların en yakıcı sorunu olan, kadına yönelik erkek şiddetini, kadın ve çocuğa tecavüz taciz ve istismarı haykırıyoruz. Hane içinde, erkeklerin kadınları kontrol mekanizmalarının sistemli olduğunu, her gün mezara gömülen en az 3 kadın olduğunu isyanla duyuruyoruz. Aile kurumunun, erkeğin kadına şiddet uyguladığı, emeğini sömürdüğü „yuva“ olduğunu ifşa ediyoruz. Kadının emek ve bedeninin nasıl sömürüldüğünü açıklıyor ve bunların önlenmesi için önerilerimizi tekrarlıyoruz. Buna rağmen, seçim döneminde de siyasiler, kadını aile kurumu içinde eş veya annelik üzerinden tanımlamaya, kadın cinayetlerini seyretmeye devam ediyorlar.

Seçim programlarında taciz ve tecavüzün bu denli yaygın olduğu Türkiye’de, kadını güçlendirecek, kadının şikayet etme mekanizmalarını kolaylaştıracak projelerden söz edilmiyor. Kadınların korunma taleplerini yerine getirmeyen savcılar, koca şiddetinden kaçıp karakola sığınan kadınları eve gönderen polis, erkek adaleti uygulayan mahkemeler mevzu bile değil. Kaba şiddette darp izi arayan, ekonomik şiddetin, psikolojik şiddetin izlerini göremeyen, tacizin/tecavüzün ispatını kadından bekleyen yasaları değiştirmeyi vaad eden yok.

Bunların yerine, soyut bir aile tanımı içinde kadın, ailenin korunmasına dair bir unsur ve başbakanın dayattığı en az 3 çocuk yapma işlevine sahip tali bir canlı imişcesine konumlandırılıyor. Kadınları evlenmeye zorlayan, planlarını “evlenme/aile” üzerinden inşa eden erkek politikalar, ahlak, namus algılarıyla desteklenirken,annelik üzerinden kutsallaştırılan “Türk aile yapısı” da siyasilerin kadına yönelik erkek şiddetini, kadın cinayetlerini, taciz ve tecavüzü yok saydığını gösteriyor.

Kadınlar aile içinde annedir, eştir, ev emeği, çocuk , hasta, yaşlı bakımı kadının görevidir dayatmasıyla, bu görevleri “aksatan“ kadınlar erkeklerin şiddetiyle karşı karşıya kalıyorlar. Partilerin programlarında, kadının hane içinde değersizleştirilen/ücretsiz/görünmeyen bakım emeği yok sayılırken, esnek çalışma kurtuluş gibi sunuluyor ve hane içindeki cinsiyetlendirilmiş işleri kadının üzerinden almayan cinsiyet körü politikalarla kadın daha da sömürüye açık hale getiriliyor.

Kreş, huzur evi, yaşlı bakım evi, sığınma evi vb gibi kadına dayatılan yükleri paylaştıracak sosyal devlet anlayışıyla örtüşen hiçbir proje olmadığı gibi, toplumsallaşması gereken bu hizmetler gün be gün piyasalaştırılıyor. Kadına dayatılan cinsiyetlendirilmiş işler erkekle bölüştürülmüyor veya sosyal devletin üstlenmesi gereken işler “aile içinde”(kadına) yükleniyor. Hem evde hem işte çalışan kadınlara erken emeklilik, ev kadınlarına zorunlu sağlık sigortası ve 50 yaşında koşulsuz emeklilik, işyerlerinde çalışanların cinsiyetine bakılmaksızın kreş, yaşlıları, hastaları, engellileri kadın bakımına terk etmeyen sosyal olanaklar, erkek ve kadınların cinsiyetlendirilmeyen işbölümü yapmasına dair bahis yok.

Kadını birey değil ailenin bir parçası olarak gösteren anlayışlar, adı geçen/tanımlanan aile dışında kalmayı seçen/seçecek bütün kadınları yok sayıyor, dahası hedef haline getiriyor.

Aile değil kadın olduğumuzu söylüyoruz. Söylemeye devam edeceğiz..!


  • fp sayi 12
    Feminist Politika 12
  • fp11
    Feminist Politika 11
  • fp10
    Feminist Politika 10
  • fp9
    Feminist Politika 9
  • fp8
    Feminist Politika 8
  • fp7
    Feminist Politika 7
  • fp sayi 06
    Feminist Politika 6
  • fp sayi 05
    Feminist Politika 5
  • fp4
    Feminist Politika 4
  • fp sayi 03
    Feminist Politika 3
  • fp sayi 02
    Feminist Politika 2
  • fp sayi 1
    Feminist Politika 1