Biz kadınlar artık yas tutmuyoruz.

Ankara Kadın Platformu Basın Açıklaması

6 Mayıs 2010-Yüksel caddesi

 

Biz kadınlar artık yas tutmuyoruz. Askılı elbise giydiği, eve geç geldiği, boşanmak istediği, aşık olduğu, sevişmek istemediği, sevmediği kişi ile evlenmek istemediği için öldürülen; aslında yalnızca “kadın” olduğu için öldürülen binlerce kadının yasını tutmuyoruz.



YASTA DEĞİL, İSYANDAYIZ!

Kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran ataerkil sistemi arkasına alarak çeşitli bahanelerle eşini, kızını, sevgilisini, kız kardeşini öldüren, aslında sadece “erkek” olduğu için öldürmeyi hakkı olarak gören bu zihniyete karşı duruyoruz. Artık susmuyoruz.

KADINLAR ARTIK SUSMAYACAKLAR, SUSMAYACAKLAR, SUSMAYACAKLAR!

Artık yas tutmuyoruz, çünkü kadın cinayetlerinin hesabını katillerden ve suç ortaklarından sormak için öfkemizi ve isyanımızı sokağa taşıdık. Kadın cinayetlerini ısrarla görmek istemeyenlere göstermek, işitmek istemeyenlere haykırmak için sokaklardayız: KATİLLERİ TANIYORUZ!

NAMUS AŞK BAHANESİ HEPSİ KADIN CİNAYETİ!

Katiller, baba, koca, sevgili, ağabey, kardeş… Katiller mühendis, doktor, işçi, işsiz… Katiller Kürt, Türk, Laz, Çerkez… Katiller genç, yaşlı… Ortak noktaları, erkek olmaları. Erkek kadını katlettiğinde devlet, medya, yargı, polis hepsi erkeklikte birleşiyor, kadın cinayetlerine suç ortağı oluyor.

YARGI: ERKEK! DEVLET: ERKEK! POLİS: ERKEK! MEDYA: ERKEK! HEPSİ KADIN KATİLİ!

Kadın cinayetlerinde suç ortaklığı yapanları, en can yakıcı, en yakın, en apaçık halleriyle Siirt’te 2 yıldır süregelen devlet-erkek işbirliğiyle örtbas edilmeye çalışılan tecavüzlerde gördük.

Suç ortaklarını TANIYORUZ!

Başta Başbakanlık, İç işleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Aileden ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı, Emniyet Müdürlüğü, mahkemeler, savcılıklar, valilikler ve belediyeler olmak üzere önlem almayan tüm devlet kurumları sistematik olarak gerçekleştirilen kadın cinayetlerinde, tecavüz dahil kadına yönelik her türlü şiddet eyleminde suç ortağıdır. Katilden, tecavüzcüden yana haber yapan, katillerin beyanını esas alan medya da en az önlem almayanlar kadar bu suçlara ortaklık etmektedir.

Polis Suç Ortağıdır; çünkü şiddet gören kadını, zulüm gördüğü, can güvenliğinin olmadığı

yere, katilinin yanına yolluyor,

Belediyeler Suç Ortağıdır; çünkü yasayla zorunlu kılınmasına rağmen sığınma evlerini açmamakta direniyor,

Medya Suç Ortağıdır; çünkü işsizlik cinayeti, namus cinayeti, aşk cinayeti diyerek katili mağdurlaştırıyor, kadın cinayetlerini meşrulaştırıyor,

Yargı Suç Ortağıdır; çünkü erkeklerin ipe sapa gelmez bahanelerini haksız tahrik gerekçesi olarak kabul ediyor, ceza indirimleri ile kadın cinayetlerini teşvik ediyor.

KADINLARIN MEZARINI ERKEK DEVLET KAZIYOR!

Resmi rakamlara göre bile, erkekler istisnasız her gün en az 3 kadın öldürüyor. Ve erkek yargı haksız tahrik indirimi vererek erkek katilleri koruyor.

Kadın olmak haksız tahrik sebebi değildir.

ERKEK ADALET DEĞİL, GERÇEK ADALET!

Biz biliyoruz ki kadın cinayetleri münferit değil, sistematiktir.

MÜNFERİT DEĞİL, SİSTEMATİK CİNAYET!

Bizzat 2006/17 sayılı Kadın ve Çocukları şiddetten korumak için çıkartılan Başbakanlık Genelgesinin takipçisi olmadığı için Başbakan istifa etmelidir.

Kadınların güvenliğini sağlamayan İç işleri Bakanı ve cinayetlere seyirci kalan Aileden ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanı Kavaf derhal istifa etmelidir.

KAVAF İSTİFA!!! ATALAY İSTİFA!!!

Sığınmaevleri ve danışma merkezleri açılması için,
Kadın örgütleri tarafından açılan sığınmaevlerinin maddi sorunlar yüzünden kapanmasına engel olunması için,

2006/17 sayılı Başbakanlık Genelgesinin uygulanmasını için,

Mahkemelerde kadın katillerine haksız tahrik indirimi uygulanmaması için,

Kadınların yaşam hakkını koruyan bütün yasal düzenlemelerin tamamlanması için,

25 Kasım’a kadar her yerde ve her fırsatta öfkemizi ve isyanımızı haykırmaya devam edeceğiz. Kadın cinayetlerine suç ortaklığı yapan devleti, polisi, yargıyı, medyayı teşhir etmeyi sürdüreceğiz.

Mücadelemiz, özgürlük ve yaşam içindir.

 

Yorumlara kapalıdır.