Makaleler

Yazdır

AKP’nin ‘Kreş desteği’ düzenlemesinden kimler yararlanacak?

altHülya Osmanağaoğlu

 

İstihdam yasası, torba yasa, ev ve iş yaşamını uyumlulaştırma politikaları içindeki her düzenlemeyle AKP Hükümeti kadın istihdamını artırma hedefini öne çıkarıyor. Fatma Şahin’in çalışan kadınlara kreş desteği için düzenleme yapacaklarını söylemesi de bu sürecin son adımı oldu.

Kadınların ücretli emek gücüne katılımı erkek egemenliği karşısında güçlenmeleri açısından hiç kuşku yok ki çok önemli. Ancak cinsiyetçi işbölümüne uygun olarak gerçekleşen kadın istihdamının erkek egemenliğini aşındırma şansı fazla yok. Hükümetin ucuz kadın emeğini istihdama katma politikaları karşısında, nitelikli, güvenceli, sürekli istihdam talebimizi tekrarlamaya devam ediyoruz. Ev içinde kadınların sırtında duran çocuk bakımı sorumluluğunun erkekler, sermaye ve devlet tarafından üstlenilmesi gerektiğinde de ısrarlıyız.

 Yine de Fatma Şahin’in haberini verdiği düzenlemenin pek çok kadının hayatı açısından anlamlı ve olumlu değişiklikler yaratacağı gerçeğini göz ardı edemeyiz. Ancak bu uygulamanın kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık ya da sosyal devlet uygulamaları bağlamında değerlendirilmesi pek de mümkün görünmüyor. 

Düzenlemeye ilişkin Fatma Şahin’in yaptığı bilgilendirmeye göre kreş desteğinden şu koşullarda yararlanılabilecek: 1- Gelir puanlaması yapılıp çalışan kadınların 0-5 yaş arasındaki çocukları için verdikleri kreş ücreti devlet tarafından karşılanacak. İmkândan yararlanacak olan kadınların kimler olduğu ise gelir puanlamasına göre tespit edilecek. 2-Devlet tarafından verilecek kreş yardımından yararlanmanın en önemli şartı kadının “çalışması” olacak. 3-Çalışan kadınlar kreş yardımından faydalanmak için bakanlığa başvuracak. Başvurular, bakanlık tarafından oluşturulan Soybis sistemi çerçevesinde, başvuran kişinin gelir düzeyine göre belirlenecek. 4- 'Çok zenginler' hariç, mümkün olduğunca çok çalışan kadının bu projeden istifade etmesi sağlanmaya çalışılacak.

Muhtemel düzenlemeye göre anne çalışmıyorsa kreş desteğinden yararlanamaz deniyor. Ancak evden çalışma, esnek çalışma, çağrıya bağlı çalışma vs. gibi süreksiz, güvencesiz ve kayıt dışı çalışma koşulları kadınlar için bu kadar yaygınken kastedilen sadece ev dışında tam zamanlı ücretli çalışma olduğunda son derece sınırlı sayıda kadın bu olanaktan yararlanabilir durumda olacak. Keza gelir düzeyi yüksekse devlet bu sorumluluğu üstlenmiyor ve kreş yardımı yapmıyor. Bunun için kriter olarak kullanılan "zenginlik" kavramı kadınların gelir düzeyini mi yoksa bizzat ailenin gelir düzeyini mi ifade ediyor belirsiz. Kadınları birey olarak değil ailenin bir parçası olarak gören AKP Hükümetinin sadece kadınların bireysel olarak elde ettikleri geliri değil kocalarının gelirini de hesaba katması uzak bir ihtimal değil maalesef. Bu anlamıyla orta sınıfa sunulan ya da orta sınıfın özendirildiği yaşam biçimi evde çocuk bakan kadınlar olmaya devam edecek gibi görünüyor. Gelir puanlaması sistemi de bu zihniyeti meşrulaştırmak amacıyla kullanılacak. Kadınların değil ailelerin ihtiyacı kadınların kreş desteğinden yararlanmasında belirleyici olacak. Kadının çalışması ek gelir gibi görüldüğü için kocanın geliri yüksekse kadın düşük ücretle bile olsa ev dışında çalışmak istediğinde bu haktan yararlanamayacak. Diğer yandan daha nitelikli ve yüksek ücretli işlerde kadınlara yer açmak için de kreşe desteğine gerek duyulmadığı ortada. Muhtemeldir ki kreş yardımı asgari ücret ve/veya civarında çalışan kadınlarla sınırlanabilecek. Hatta asgari ücretin az üstünde çalışan kadınlar bu haktan yararlanmak için patronlardan düşük sigorta gösterilmesini istemek durumunda kalacak. Yani kadınlar kadar patronlar da uygulamadan bir şekilde yararlanmış olacak. Aynı düzenleme kapsamında açılması öngörülen mahalle kreşleri de kuşkusuz kadınlar için önemli bir kazanım. Ama tabii ki mevcut yasal düzenlemelere göre 150 kişinin altında kadın çalıştıran işyerlerinin kreş açma sorumluluğu bulunmadığı için çalıştırdıkları kadın sayısınca mahalle kreşlerine ödeme yapmalarını beklemek için T.C.’nin gerçekten sosyal devlet olduğuna inanmak gerekiyor. Bu durumda tüm bu kreş desteğinin arka planında kadınların sermayenin ihtiyaçlarına uygun ucuz emek olarak istihdam piyasasında yer almaları sağlanmaya çalışılması yer alıyor. Aynı istihdam düzenlemesinde kadınların sigorta primlerinin işsizlik fonundan sermaye adına karşılanması gibi bu uygulamanın amacının da esas olarak sermayenin finansmanı olduğunu gösteriyor. Kaldı ki mevcut açıklamalarda kadınlara yönelik kreş desteğinin nasıl finanse edileceği belirtilmemiş. AKP’nin bu desteği de işçi sınıfının haklarını sermaye adına gasp ederek oluşturacağı kıdem tazminatı fonundan karşılamayı düşünüyor olması da hiç şaşırtıcı olmaz.

Neticede daha önce de belirtildiği gibi hiç kuşku yok sınırlı sayıda da olsa kimi kadınlar için önemli kazanımlar sağlayabilecek bir uygulama. Ancak feminist politika açısından baktığımızda en önemli eksikliğin kreş desteğinin kadın erkek tüm ebeveynlerin yararlanacağı bir hak olarak kurgulanmaması olduğu görülüyor. Sadece ev dışında ücretli çalışan kadınları içeriyor, yani iş bulamayan, iş bulmak için yeterli eğitime sahip olamayan ya da ev içindeki diğer cinsiyetçi işbölümünden kaynaklı sorumlulukları nedeniyle ev dışında çalışmayı düşünmeyen kadınlar bu olanaktan yararlanamayacak. Kısacası ev içindeki erkek iktidarını ve cinsiyetçi işbölümünü aşındırmak açısından yeni olan bir şey yok.