Yazdır
PDF

Başlarken

 Son yıllarda Türkiye'de kadınlar için ve kadınlar adına çok söz söyleniyor ve hatta çok şey yapılıyor. Kadınların aile içinde maruz kaldıkları şiddet karşısında güçlendirilmeleri, namus cinayetlerinin ifşa edilmesi ve cezalandırılması , kadın istihdamının artırılması, kadınların eğitime katılımlarının önünün açılması, Anayasa ve yasalarda kadınların durumunun çeşitli düzenlemelerle güçlendirilmesi gibi hedefler için pek çok kadın grubu seferber olmuş durumda.. Kuşkusuz yapılan işlerin önemli bir bölümü kadınlar açısından sevindirici kimi sonuçlar veriyor. Devlet ve sermaye çevreleri de bu hedeflerden bazılarını benimsemiş gibi görünüyor. Kendi ihtiyaçları için olsun, AB ile uyum politikalarını n gereği olarak olsun, ya da hükümetin durumunda olduğu gibi kadınlardan gelen taleplerin basıncı yüzünden olsun, onlar da kadınların taleplerini dikkate almaya ya da alır gibi görünmeye çalışıyor. Bu da kadın hareketinin daha çok ses çıkarabilmesinin önünü açıyor. Ancak bu hareketli ortam aynı zamanda da kaotik bir ortam.. Feministlerin sözü, bu canlı kadın hareketi içinde belki yaygınlaşıyor, ama yaygınlaşırken yer yer kendi karşıtına dönüşüyor, kendine yabancılaşıyor. Örneğin kadına yönelik erkek şiddeti, "aile-içi şiddet" adı altında erkek öznesinden koparılıyor. Kadın istihdamının artması doğrultusunda yapılan kimi politikalar, kadınların karşılıksız ev ve bakım emeğinin üzerinden atlıyor ve dolayısıyla günümüzde kapitalizmin güncel yüzü olan neo-liberal politikaların yoksulluğu nasıl kadınlaştırdığının üstünü örtüyor.

Yazdır
PDF

Biz Kimiz?

YENİ BİR FEMİNİST SOLUK                                         

 

2 Kasım’da feministlerin yeni bir mekânı oldu: Sosyalist feminist kolektif olarak, ileride dergimizi de çıkaracağımız yeni yerimizin açılışını yaptık. Bizi bugünlere getiren süreç, 2007 yılının ortalarında başladı. Dayağa Karşı Dayanışma Kampanyasının 20. yılı vesilesiyle düzenlediğimiz şenlikle birlikte, feministlerin özgül renklerini, kendi damgalarını taşıyan bir dizi faaliyet başlamış oldu. Bu şenliği, 22 Temmuz genel seçimlerinde milletvekili olan vesikalı kadınlara destek kampanyası, ardından Novamed’de direnen kadın işçilerle dayanışma kampanyası, yıllarca sonra yeniden canlandırdığımız Mor İğne kampanyası ve SSGSS yasasının kabul edilmesinden önce feministler olarak oluşturduğumuz politik direniş hattı ve yaptığımız eylemler izledi. Bu kampanyalar ve eylemlerde ortaya konan politikalar, erkek egemenliğini bütünlüklü bir politik sorun olarak gören ve kadınları bu sorun karşısında kolektif bir politik özne olarak kurmayı hedefleyen bir feminizm anlayışından besleniyordu. Köktenci, yıkıcı bir feminizm sesini yeniden duyurmaya başlamıştı.

Yazdır
PDF

Sosyalist Feminist Kolektif 4.Kampı Sonuç Bildirgesi

Sosyalist Feminist Kolektif’in 4. kampını geride bıraktık. 4. Kampımızı 19-20-21 Ağustos’ta Ilgaz’da gerçekleştirdik. 2008 yılı Ağustos ayında yaptığımız ilk kampımız sonrasında Kasım 2008’de SFK’nın kuruluşunu kamuoyuna ilan etmiştik. O yıldan beri her yıl ağustosta kamp yapmak bizim için gelenekselleşti.

 

SFK’nın 4. kampına altısı çocuk 95 kadın katıldı. İstanbul 54, Ankara 20, Adana 11, Eskişehir 1, İzmir 3, Muğla 1 kişiyle kampa katıldı. Kampımıza katılanlar arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’den toplam 7 SFK dostu vardı. SFK 4. kampında değişik illerden SFK’lilerle kaynaştık. Sadece tartışmadık, güldük, eğlendik de…

  • fp sayi 12
    Feminist Politika 12
  • fp11
    Feminist Politika 11
  • fp10
    Feminist Politika 10
  • fp9
    Feminist Politika 9
  • fp8
    Feminist Politika 8
  • fp7
    Feminist Politika 7
  • fp sayi 06
    Feminist Politika 6
  • fp sayi 05
    Feminist Politika 5
  • fp4
    Feminist Politika 4
  • fp sayi 03
    Feminist Politika 3
  • fp sayi 02
    Feminist Politika 2
  • fp sayi 1
    Feminist Politika 1