Searching for "bağır herkes duysun"

Tecavüzcüleri tanı!

 Candan Yıldız 

 

selim-ayGözaltında tecavüz, yani devlet gözetiminde tecavüz “kamu ile özel” alanın bir aradalığını göstermesi açısından çarpıcıdır. Zira kadına yönelik cinsel şiddet biçimlerinden biri olan tecavüzün “bir terbiye” biçimi olarak, devlet iktidarını arkasına alan erkek polis tarafından bir silah olarak kullanılması, “beşeri bozuklukları” değil , devlet ve eril şiddetin yokedici işbirliğini gösterir bize. Bu aynı zamanda “meşru şiddet tekelini elinde bulunduran aygıt” olarak tanımlanan liberal devlet; soyut ve ezilme ilişkilerini gizleyen üst erk, nazarında tecavüzün nasıl “normalleştirildiğini” de anlatır.

Devamını Oku…

‘Dayağa Karşı Kadın Dayanışması Kampanyası’ tanıtım/1987

3-1Her şey 1987 yılının Şubat ayında başladı! Her şey değil tabii bizim kampanya öykümüz…

Çankırı’da bir hakim: Hakim Mustafa Durmuş, şiddet gördüğü için boşanmak isteyen bir kadının talebini “…kadının üç çocuğu bulunması, ayrıca dördüncü çocuğuna hamile olması…kocası geçimsiz de olsa kendisiyle halen cinsel ilişkide bulunduğu…” şeklindeki bir girizgahtan sonra ” …ara sıra kavganın evliliğin tadı tuzu olduğu…Anadolu’da çok dikkatimi çeken bir söz var ‘karının sırtını sopasız karnını sıpasız bırakmamak gerek derler…” sözleriyle reddediyordu!

Önce Eskişehir’li 8 avukat kadının bu kararı protesto ettiğini gazetelerde okuduk. Sonra kararın kendisini Ankara Barosu Dergisi ilginç kararlar bölümünde bulduk.
Eskişehir’li kadınların sesini devam ettirmeye ve hakime karşı manevi tazminat davası açmaya karar verdik. 1

4 Nisan 1987 tarihinde İstanbul Sultanahmet adliyesindeydik. Adliyenin koridorları, merdivenleri elleri dilekçeli kadınlarla doldu. Manevi Tazminat davası dilekçe örneği

1 Lira manevi tazminat talebiyle açtığımız dava “taraf olmadığımız gerekçesiyle” reddedildi. Böylece “o dayağı” bizzat yemedikçe karışmaya hakkımız olmadığı anlatıldıysa da biz daha sonra birçok olaya karışmaktan geri durmadık. Artık bir kampanya şeklinde örgütlenmeye dönüşen eylemlilik, o günden başlayarak daha çok kadının katılımıyla genişledi.

Davalar, dilekçelerden başka yollar da denemek gerekiyordu. Uzun, tartışmalı toplantılar sonunda dayağı protesto eden bir yürüyüş gerçekleştirmeye karar verdik. 50 kişi de olsak 100 kişi de yürüyelim dedik.

resim-1549-117 Mayıs 1987 “Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü”

17 Mayıs 1987’de Kadıköy’de Yoğurtçu Parkı’nda toplandığımızda katılım umduğumuzun çok üzerindeydi.

•    17 Mayıs, aile içi şiddete, dayağın meşrulaştırılmasına karşı çıkılan, sadece kadınların düzenlediği ve katıldığı ilk yürüyüş oldu. (Yürüyüşün en arkasında omuzlarında çocuklarıyla yürüyen erkekler de bir ilkti!) fotolar

•    17 Mayıs aynı zamanda 12 Eylül askeri darbesinden sonra yapılan ilk yasal yürüyüştü.

•    Şarkılarımız oldu “Kadınlar Vardır” dedik hep birlikte…”İsyanı var bizde haksız yüzyılların..” diye devam ettik.fotolar
•    17 Mayıs Türkiye’de; basmalı, pazenli, çiçekli rengarenk pankartlarla yapılan ilk yürüyüş olarak da tarihe geçti.fotolar

•    Bir de 17 mayıs Türkiye’de trans kadınların kürsüden seslendiği ilk yürüyüştü. foto

Sloganlarımız: yuruyus3

Kadınlar Dayağa Karşı Dayanışmaya
Dayağa Ceza
Dayağın Çıktığı Cenneti İstemiyoruz
Kadınlar Vardır
Yeter Söz Kadınların
Haklı Dayak Yoktur
Dayak Aileden Çıkmadır
Utanma Şikayet Et

Hemcinslerimizi daha fazla dayanışmaya katmak için, şiddet gören kadınların tanıklıklarına dayanan bir kitap yayınlamaya ve gerekli fonu da bir şenlik düzenleyerek toplamaya karar verdik.

7Hem şarkılar, sergiler, tiyatrolarla dolu bir şenlik, hem de o günlerde yabancı dil gibi algılanan kotaya varıncaya kadar hararetli tartışmalar birarada yapılabilir mi? Üstelik ortalık çocuklarla da doluyken…
4 Ekim 1987 Edirnekapı Kariye Müzesi’nde gerçekleştirdiğimiz şenliğe 2000’den fazla katılım oldu ve Dayağa Karşı Kampanya’nın daha çok kadına ulaşmasını sağladı.

Kasım 1987’de Tüyap Kitap Fuarına katılarak “Dayağa Karşı Dayanışma” standını kurduk. Fuar süresince “Sizce dayağa karşı kampanya gerekli mi gereksiz mi” anketine 611 kişi yanıt verdi. Yanıt veren 364 kadından 351’i kampanyanın gerekli olduğunu belirtmiş, baziları da yorumlarını eklemişlerdi.

Yıl 1988 “Bağır Herkes Duysun” kitabı Kariye Şenliği’nden elde edilen gelirle basıldı.kitapon

“Ama burada dayak yiyen kadınlar yok ki!” dediler. Dayak yiyen kadınlar / Dayak yemeyen kadınlar ayrımına karşı çıktık. Bizim çok iyi bildiğimiz bu gerçek “Bağır Herkes Duysun” kitabındaki tanıklıklarda kendini gösteriyordu. Onlar hepimizin tanıklıklarıydı ya da olabilirdi…Çeşitli gazete ve dergiler aracılığıyla yaptığımız tanıklık çağrılarına verilen “Artık herşeyi herkese anlatmanın zamanı” cevabı dayanışmanın gücünü gösteriyordu.

8 Mart 1988’de Dünya Kadınlar gününde, İstanbul Reklamevinde “Geçici Modern Kadın Müzesi” adını verdiğimiz bir sergi açtık. Amacımız “kadın işleri” diye sıradanlaştırılarak küçümsenen ev işleriyle, gizli yaşamaya zorlandığımız adet günleri, jinekolojik muayeneler gibi kadınlık durumlarını yabancılaştırıcı bir biçimde sunarak dikkat çekmekti. müze foto vs.

1988 yaz aylarında dayanışma ağlarını oluşturarak, şiddet görerek başvuran kadınların avukat, doktor, bir süre kalacak yer ve sınırlı maddi yardım taleplerini daha düzenli ve örgütlü biçimde karşılamayı amaçladık.

Ekim 1988’de kampanyayı ve başka ülke deneylerinden de yararlanarak hazırladığımız “kadın sığınağı” projesini içeren “Şimdi Sığınak İçin” el kitabını hazırladık.

5Kampanya sürecinde ortaya çıkan tanıklar, karşılaştığı şiddet nedeniyle avukat, doktor, kalacak yer talep eden kadınlar, dayanışma ağlarının oluşturulmasını zorunlu hale getirmişti. 1989 yılı Ocak ayında şiddete maruz kalan kadınların hukuksal ve pratik destek alabilecekleri bir telefon ağı oluşturuldu. Ancak bir süre sonra dayanışma ağlarının da yetmeyeceği, bir sığınağın gerekli olduğu somut biçimde ortaya çıktı. Eylül 1989’da Şişli belediye başkanı Fatma Girik’e sığınak için gerekli bina başvurusunu yaptık.
Büyükşehir Belediyesine yönlendirildik, Büyükşehir bize önce sığınak yerine bir oda vermeye kalktı! Şişli’de sığınak açıldı ancak bir sonraki belediye başkanı Gülay Atığ tarafından “kadınlara daha layık olanı açılacağı” gerekçesiyle kapatıldı, bir daha da açılmadı!

Yıl 1990. Feministlerin halinden feministler anlar dedik ve yurtiçi ve yurtdışı dayanışmalarla
mor3Şiddetle yüz yüze olan kadınlarla dayanışmayı sürdürmek, aile içindeki şiddete karşı mücadeleyi yaygınlaştırmak amacıyla Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı kuruldu.( http://www.morcati.org.tr/)

Derleyen: Filiz Karakuş

* Kampanya öyküsü, Dayağa Karşı dayanışma Kampanyasının “Şimdi Sığınak İçin” broşüründen derlendi. Ekim 1989

Bağlantılı yazılar

Kadınlar Dayağa Karşı Dayanışmaya/ Tertip Komitesi
Dayağa Karşı Kampanya Örgütlenmesi / feminist dergi
Kadınlar, Dayağa Karşı Dayanışmaya! / Stella Ovadia
Dövüldüğünüzde,… / Kampanya Bildirisi
Bağır! Herkes Duysun /Son Söz

Erkeklerin Sevgisi Her Gün Üç Kadını Öldürüyor!

İstanbul Feminist Kolektif Basın Açıklaması
14 Şubat 2010 / Taksim-Galatasaray

Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Bugün dünyanın her yerinde erkekler, ellerinde başta kırmızı güller ve daha birçok hediye ile sevgilileri olan kadınlara, onları ne kadar çok sevdiklerini anlatacaklar.

Devamını Oku…

Nasıl feminist oldum/Banu Paker

altEn korktuğum şeylerden biri başıma geldi: “Nasıl ‘…’ oldum?”u aktarmak. Kaygım; size ilginç gelebilecek, sürükleyecek, yer yer heyecan, yer yer öykünme duyguları yaratabilmenin üstesinden gelecek, bir açık mektup yazmakla sınırlı değil.

Okumak kadar, okuduklarımızı hatırlamanın da makbul olduğunu düşünürsek, yaşadıklarımızı hatırlamak da önemli oluyor. İşte ikinci kaygım, geçmişimi ezip bükmeden, dağıtıp kaybetmeden, mazeretlerden medet ummadan, bıktırmadan hatırladıklarımı paylaşabilmek.

Geç feminist oldum, genç değil. Aslında Türkiye’deki feminizmin erken yolcuları arasında sayılsam da, feminizmle ilişkim o kadar da geriye gitmiyor. Feminist politikaya soyunmak     (her ne demekse!) hemen ve kolayca feminizmle barışmayı, onunla bir arada olmayı getirmiyor.

Herhalde kadınlar için çok geçerlidir: kendi özgürlüklerinin, kurtuluşlarının doğrudan özneleri olmaları. İşçiler için de benzer bir durum olduğunu düşünüyorum. Devamını Oku…

SFK kurulmadan önceki kampanyalardan…

Dayağa Karşı Kadın Dayanışması Kampanyası

“Dayağa Karşı Kadın Dayanışması Kampanyası” tanıtım/1987
“Dayağa Karşı Kadın Dayanışması Kampanyası” Bildirisi
Kadınlar, dayağa karşı dayanışmaya!/Stella Ovadia/Ekim1987
Kadınlar dayağa karşı dayanışmaya / feminist dergisi-1987 Kasım
Kadınlar Dayağa Karşı Dayanışmaya/Miting çağrısı-17 Mayıs 1987
Bağır! Herkes Duysun’ kitabı çıktı -1988

Cezaevlerindeki şiddete karşı “Siyah Eylem”/1989

Cezaevlerindeki şiddete karşı “Siyah Eylem”

“Bugün İsyanımız Siyahla”
Siyah Protesto
Önemli olan siyahtı, kadın olmaktı…

2007 Genel Seçimleri: “Vesikalıları destekliyoruz!”

2007 Genel Seçimleri: “Vesikalıları destekliyoruz!”
Seçimlerde Ayşe ve Saliha’nın Yanındaydık.
Biz feministler, Vesikalı Adayları destekliyoruz.
Ne merkezin ne sağın ne solun adayıyız, diptekilerin bağımsız adayıyız.

‘Novamed Greviyle Kadın Dayanışması’ Kampanyası/2007 Eylül-Aralık

‘Novamed Greviyle Kadın Dayanışması’ Kampanyası
Novamed’li Kadınlar 1 Yıldır Grevdeler Biliyor Muydunuz!
Neo-liberal saldırıya karşı kadın dayanışması
Novamed’de yeni bir sözleşme yapılamaması ihtimali yüksek

Kadınlar için sosyal haklar: ‘SSGSS’ye esastan itirazımız var’ Kampanyası/2007 Aralık-2008 Nisan

Kadınlar için sosyal haklar: ‘SSGSS’ye esastan itirazımız var’

Sosyal Güven(siz)lik yasa tasarısı geri çekilsin!/19 Nisan 2008
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasa Tasarısına esastan itirazımız var!/bildiri
Biz kadınlar Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasa tasarısına itiraz ediyoruz!/15 Nisan 2008
Tadilat yetmez. Sosyal Güven(siz)lik yasa tasarısı geri çekilsin!
SSGSS’ye yönelik eleştiri ve taleplerimizin feminist politika açısından uzantıları
Borçlanarak, Fonlanarak Çocuk Bakmak istemiyoruz!

“Bedenimiz bizimdir-Tacize Karşı Mor İğne” (2008 Ocak- Mart)

“Bedenimiz bizimdir-Tacize Karşı Mor İğne” Kampanyası
Mor iğneler ellerimizde
Yeniden Mor İğne!