Sosyalist Feminist Kolektif
|
Tuğba Özay Baki Asiye Nasıl Kurtulur? filmini bilmeyen yoktur sanırım. “Kurtarılacak” kadın imgesinden, kurtuluşunun kendi ellerinde olduğunu savunan kadın imgesine.. Çok sular aktı “mücadele” köprüsünün altından. Asiyelerle bulaşabileceğimizi biliyoruz, bir hastane bahçesinde, bir toplantıda, bir fabrikada, bir mahallede, bir eylemde... Tıpkı yaşanmış bu öyküdeki raslantı gibi... |
|
Devamını oku...
|
|
Nihal Tümay Online İK elektronik haberleşme gruplarından sadece biri.Grubun tanıtımındaki; “İnsan Kaynakları alanında her türlü paylaşıma açık olan grubumuzda ilan yayınlayabilir, özgeçmişinizi gönderebilir, eğitim ilanlarınızı yayınlayabilir, iş dünyası ve insan kaynakları alanına yönelik her türlü paylaşımda bulunabilirsiniz...
Tüm bunlar için sadece gruba katılmanız yeterli olacaktır.” der ve ekler;“ İş bulmak ve ilan vermek hiç bu kadar kolay olmamıştı.”Üniversite mezunu binlerce işsiz gençler arasındaki genç bir kadın yakınım için “iş” bakınırken bu gruptan haberdar olunca, hem “işsiz genç kadın” yakınımı haberdar ettim, hem de kendim üye oldum.Üyeliğimin ilk günü biraz umut biraz merakla gruba gelen iletileri okurken aşağıya aynen kopyaladığım bilgilenme (!) iletisine rastladım. |
|
Devamını oku...
|
Kurtuluş ve özgürlüğümüzün öznesi olmak için;100 yıl öncesinden yola çıktık... 8 Mart’ın 100. Yılında, pek çok yerde bu uzun soluklu mücadelenin taşıyıcı kadınlar yine sokaklarda meydanlarda olacak. “Bedenimiz kimliğimiz emeğimiz bizimdir” diyecek. Talep etmeye devam ederken özgürlüğümüzün yolunu açacak bağımsız örgütlenmemizle talip de olacağız. Feministler bu 8 Mart’ta karşılıksız olduğu için değersiz sayılan görünmeyen emeği; ev içi emeği öne çıkarıyor; Ev İşini Bırak Dünya Dursun diyor.. Etkinlikler için "devamını okuyun"u tıklayın. |
|
Devamını oku...
|
|
Hülya Osmanağaoğlu Kadınlara her fırsatta üç çocuk doğurmasını salık veren Başbakan Erdoğan'ın kabinesinin Kadın ve Aileden sorumlu bakanı Aliye Kavaf dizilerden çok dertli ve rahatsız bu sıralar. Çünkü sevişiyorlar öpüşüyorlar. Çocuklara kötü örnek oluyorlar, sarsılmaz Türk aile yapısının temeline dinamit koyuyorlar. Bu tür dizileri şifrelemek gerek diyen bakana soruyoruz; Türk aile yapısını düşündüğün kadar, o ailenin bütün yükünü çeken kadınları, yine o ailede katledilen kadınları da düşünüyor musun? |
|
Devamını oku...
|
|
Sosyalist Feminist Kolektif
Feminist yol arkadaşımız Pınar’ın yanındayız Hala tanığız. Adalet istiyoruz Hakkındaki tüm iddiaların tek tek çürütüldüğü, bu nedenle iki kez beraat eden Pınar; yine “yargı” tehdidiyle karşı karşıya . “Adalet istiyoruz”çağrılarının hiç susmadığı bu coğrafyada Pınar için endişeliyiz. |
|
Devamını oku...
|
|
Amargi Kadın Kooperatifi Onbir yıldır haksız yere Mısır Çarşısı patlamasından sorumlu tutularak suçlanan ve sonunda ayrı ayrı iki kez “beraat” ederek davası sonuçlanan yol arkadaşımız sosyolog, feminist ve yazar Pınar Selek'in beraati, haksız bir şekilde Yargıtay 9. Dairesi tarafından Mart 2009'da bozuldu. Yargıtay 9. Dairesi'nin bu kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı da, Yargıtay Genel Kurulu'nda geçen hafta oyçokluğu ile reddedildi. Ve bu kararlar karşısında biz, yıllar sonra, hala adalet bekliyoruz. Artık “Pınar Selek'e tanığız” demiyoruz. Zira, Pınar'ın eşitlik, özgürlük, barış ve adalet yolunda attığı adımları bugün sadece Türkiye değil, tüm dünya biliyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Kadın Cinayetleri Politiktir  Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Bugün dünyanın her yerinde erkekler, ellerinde başta kırmızı güller ve daha birçok hediye ile sevgilileri olan kadınlara, onları ne kadar çok sevdiklerini anlatacaklar. Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Bugün erkekler kadınlara abartıyla yüklü kur yapacaklar, onlara “hayatım, iyi ki varsın, sensiz yaşayamam” diyecekler. “Seni o kadar seviyorum ki, bu sevgi için her şeyi yaparım” diyecekler. Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Gazetelerin üçüncü sayfalarına bakın, göreceksiniz.
|
|
Devamını oku...
|
|
Deniz Ünver Bundan dort yil once universite sinavina hazirlaniyordu Ebru. Dershaneye gidiyordu. Birgun dershane cikisi tecavuze ugradi. Tecavuzcusuyle evlendirildi. Bir cay ocaginda calisiyordu. Dort yil icinde iki de cocugu oldu tecavuzcusunden. Siddet gordugunu soyledi Ebru. Evi terk etti cocuklariyla. Bosanmak icin dava acti. Ve kursunlandi sokak ortasinda. Ebru olduruldugunde 24 yasindaydi. Kim mi oldurdu Ebru’yu? Tecavuzcusu olan esi oldurdu. Ev kadını, işçi, doktor adayı ya da öğrenci olmaları hiçbirşeyi değiştirmedi. Hepsi yakın çevrelerinde 'itaat etmeleri' gereken erkekler tarafından erkeklerin 'engel olamadıkları öfkeleri' nedeniyle öldürüldü, öldürülüyor... Elbette ölüm bu ilişkinin son aşaması. Çünkü bu öfke bazen (sözlü) taciz, dayak, tehdit etme, tartaklama, tecavüz olarak ortaya çıksa da, ölüm olası sonuçlardan biri. 2009 yilinda yapilan haberlere gore 1000’den fazla kadin erkekler tarafindan olduruldu Turkiye’de[1]. Cogu da yakinlariydi kadinlarin |
|
Devamını oku...
|
Candan Yıldız Iki kadın… İdeolojik olarak ayrı kutuptalar… Ancak iş kadın olmaktan kaynaklanan mağduriyete gelince aynı cephedeler Ama onlar bunu görmeyecek kadar; erkeklerin belirlediği siyasi alana kendilerini hapsedebiliyor… Sözünü ettiğim kadınlardan biri türbanlı; vakur duruşlu, şık, Gazze’deki çocuklar için bağımsız yardım örgütleyen, siyasetle ilişkisini bu tür inisiyatiflerle sınırlayan, Davos’ta eşi için gözyaşı döken, “herşeyden önce ben bir anneyim” mesajını sık sık veren, kocasının kadınlara^"3 çocuk doğurun" tavsiyelerini çoşkuyla karşılayan bir kadın... Emine Erdoğan’da söz ediyorum.. Diğeri ise yine vakur, cumhuriyetin "laik/ çağdaş" modern diskurlarının simgesi, kamuoyunun karşısına hep “tavizsizim” ciddiyetiyle çıkan Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu.. |
|
Devamını oku...
|
|
Hülya Osmanağaoğlu Özelleştirilen her işyeri kadınların daha çok işsiz kalması, eve kapatılması, güçsüz bırakılması demek… TEKEL direniş sürecine gelinceye kadar kadın olarak yaşadıkları deneyimleri, mücadeleleri, nasıl güçlendiklerini bizlerle paylaşan kadınlar; neoliberalizm-kadın emeği arasındaki ilişkinin bir dışavurumu gibiydi. Tekel işçisi kadınlara sunulan 4C seçeneği ise erkeklerinkinden çok daha riskli. İş güvencelerini kaybederek her yıl yenilenecek sözleşmelerle işverenin insafına bırakılan kadın işçiler zaman içinde tasfiye edileceklerinin farkında |
|
Devamını oku...
|
|
Teori ve hareketi buluşturan dergi, Feminist Politika'nın yeni kış sayısında "kadın cinayetleri politiktir" başlığı altında, öldürülen kadınları, takip edilen davaları, politik olarak müdahil olunan davalardan çıkan sonuçları, tanıklıkları, sığınakta yaşam deneyimlerini bulacaksınız. Haftalardır süren TEKEL işçilerinin direnişini, dayanışmaya vurguyu yine feministlerin gözünden okuyacaksınız. Feminist gündemi yakalayabileceğiniz dergimizi kitapçılarda bulabileceğiniz gibi, abonelik kampanyamızın sürdüğünü de hatırlatmak isteriz.. 6. sayıda buluşmak üzere...
|
|
Devamını oku...
|
|
Birgün Gazetesi’nde yayımlanan Özgün Akduran’la yapılan söyleşi özelleştirmelerin kadınları nasıl etkilediğine dair önemli tespitler içeriyor. TEKEL işçilerinin direnişinin sürdüğü şu günlerde Akduran’ın yüksek lisans tezi, özelleştirme sürecinde kadın işçilerin erkek işçilerden farklı ve katmerli nasıl mücadele ettiklerini de gözler önüne seriyor |
|
Devamını oku...
|
|
|
Özlem Şimşek- Evrim Ünaldı DTP’nin kapatılması, kadına yönelik şiddete karşı sığınak ve da(ya)nışma merkezlerinin birbirleriyle deneyim/bilgi aktarımında bulundukları son kurultayda da etkisini gösterdi.Yaşanan tartışmalar kurultay katılımcıları arasında “şiddet, ırkçılık ve ayrımcılık” konularının ayrı olarak ele alınmasının aciliyetini gündeme getirdi. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 3 |
|
|